22 Ağustos 2012

STSL 1. Hafta | Eskimeyen Hatalar

Kısa bir özet yaparak başlayayım. Dengeli, hatta Antalyaspor'un kontrolünde geçti diyebileceğimiz bir ilk yarının ardından benzer bir şekilde devam eden ikinci yarıda tam iki takım için de yorgunluklar başlamışken duran topta Tita'nın ortasında Uğur İnceman'ın kafa golüyle 1-0 öne geçiyoruz. Gol sonrası ise bilindik senaryo ile geriye yaslanıp hücumu neredeyse hiç düşünmüyoruz ve rakibin baskısıyla geçen bu dakikalarda adetten olduğu üzere yediğimiz gollerle sezonun ilk maçından 3-1 yenik ayrılıyoruz. 

Yediğimiz ilk iki gol tam bir felaket... İki golde de rakip oyuncunun değil yanında, yakınında bile tek bir Antalyasporlu oyuncu yok. Hatta ilk golde Oktay Delibalta kafayı vuramasa arkasında gelen ikinci bir Gençlerbirliği oyuncusu golü atacak; çünkü o da bomboş. Neyse iki golle ilgili eklediğim görsel her şeyi bu satırlarımdan daha iyi anlatacaktır. Onun için sözü uzatmıyorum. İlk kareler topun asist yapan oyuncunun ayağından çıktığı anlar, ikinci kareler ise gol vuruşu anları... 


Bu iki gole bakarak mağlubiyetin faturasını takıma kesmek mümkün ama ligin ilk haftalarında böyle hatalar bir nebze kabul edilebilirdir. Oyuncular tam hazır değildir, takıma yeni katılan isimler henüz uyum sağlayamamıştır ve buna benzer bazı nedenlerden ötürü ligin ilk haftalarında yapılan bu gibi hatalar kabul edilebilir belki ama ben dün Gençlerbirliği deplasmanından alınan 3-1'lik mağlubiyeti kabul etmiyorum. Çünkü yenilen gollerde defanstan daha büyük hatalı bir isim var, o da bu yenilginin tartışmasız sorumlusu olan Mehmet Özdilek... 

Mehmet Özdilek Antalyaspor kariyerine başladığı dönemde teknik adam olarak çok fazla sahip değildi ama hırslıydı, iyi niyetliydi. Bu yüzden başlarda bazı hatalarını görmezden geldik ama Mehmet Özdilek'in bazı hataları var ki bir türlü düzeltemedi. Bugüne kadar artık çözmesi gereken bu hataları ne yazık ki hala Mehmet Özdilek'in eski hataları olarak değil de eskimeyen hataları olarak konuşmaya hala devam ediyoruz. Peki nedir bu eskimeye hatalar? 


Oyuncu Değişikliği 
Mehmet Özdilek'i bugüne kadar hep geç ve/veya yanlış oyuncu değişiklikleri nedeniyle eleştirdik. Geçen sezon bazı maçlarda bu konuda bir parça da olsa gelişim gösterdiğini düşündürtmüştü ama dün maçı izlerken gerçekten ne düşünerek oyuncu değişikliği yaptığını hiç mi hiç çözemedim. 

Sezon başı olması sebebiyle oyuncuların form ve kondisyon seviyeleri düşük; takım ilk kez bir resmi maça çıkıyor ki sezon öncesi oynanan hazırlık maçlarında farklı 11'ler denendiği için uzun süreler görev alan oyuncu pek yok. Tüm bu detaylar dakika 60'la beraber sahada kendisini yorgunluk olarak hissettirmeye başlamışken Mehmet Özdilek ilk oyuncu değişikliğini hangi mantıkla dakika 80'e kadar yapmadan duruyor? Oyuncuların dilleri dışarı sarktıktan, orta saha düştükten, skor üstünlüğü gittikten sonra oyuncu değişikliği yapmanın ne anlamı var? 

Fuat Çapa ilk değişikliği ikinci yarının başında, kalan iki değişiklik hakkını ise golü yer yemez dakika 70'te yaptı. Bu değişikliklerle bizim düşen orta sahaya karşı diri oyuncularla önce oyunun kontrolünü ele aldılar, sonra skor üstünlüğü elde ettiler. Bu anlaşılması çok da zor bir mantık olmasa gerek ama Mehmet Özdilek bu konuda kendini geliştirmeyi bir türlü başaramadı. 

Oyunu Okuma 
Mehmet Özdilek'in maçı okumak gibi bir özelliğini bugüne kadar zaten pek görememiştik, oyuna yaptığı müdahaleler hep ezbere gibiydi. Aynı dakikalarda aynı oyuncu değişiklikleri, atılan/yenilen gollere hep aynı reaksiyonlar... Bunlardan en belirgini ilk golü atarsak Allah ne verdiyse savunmaya çekilmemiz... 

Bu savunmacı anlayışla bugüne kadar onlarca puan kaybettik. Çünkü normalde rakibe 2 kez pozisyon vereceksek geriye yaslanınca 10 pozisyon veriyoruz ve rakip de bunlardan birini değerlendir mi de haydi başlasın curcuna. Sadece rakibe pozisyon vermek de değil, yakalayabileceğimiz pozisyonları da kendimiz öldürmüş oluyoruz bu taktikle. Örneğin bu maçta skor 1-0 bizim lehimizeyken Isaac orta sahada topu aldı, kaleye kadar metrelerce sürdü ama yardımına gelen bir tane Antalyasporlu yoktu. Bu kadar geriye yaslanmayıp orada 2-0'ı bulsak şu an lige 3 puanla başlamıştık. 

Mehmet Özdilek bu taktiği geçtiğimiz sezonlarda uygularken belki şunu bahane edebilirdi: Elimde yeterli kadro derinliği yok. Bu yüzden defansta daha güçlü olduğumuz için defansa ağırlık vermeyi tercih ediyorum. Ancak bu sezon bunu söyleyebileceği bir durum da yok. Yapılan transferlerin ardından hücum hattımız -en azından savunma 4'lüsü kesin olarak belli olup uyum yakalayana kadar- savunma hattımızdan çok daha güçlü ve biz Gençlerbirliği maçında güçlü olan silahımızı kullanmayıp zayıf silahımızı kullanmayı tercih ettik; sonuç ortada. 

Zaten her şeyi geçtim bu savunmacı taktiği hiç anlamayan, en iyi savunma hücumdur diyenlerdenim ben de. Golden sonra illa tedbir amaçlı bir şey yapmak istiyorsan aynı oyun düzenini değiştirirsin, ileri uçtan bir oyuncuyu defansa çekersin ve onun yerine defansif bir oyuncu alırsın, bir de topu saklayabilecek nitelikte bir oyuncu alırsın; eyvallah. Bu tedbirleri anlarım da 11 adamın kendi yarı sahasına kapanmasını anlayamıyorum. Ha rakip senden çok çok güçlüdür, hadi onu da bir derece anlayayım da Gençlerbirliği karşısında bu özgüvensizlik hayret doğrusu. 

Mehmet Özdilek'in eskimeyen bu hataları yeni sezon öncesi bizi korkuttu açıkçası. Ancak Gençlerbirliği maçı ile ilgili iyi bir şeyler de yazılacaksa o da kesinlikle yeni transferlerin gelecek haftalar için verdiği umuttur. Özellikle Isaac maçta çok çalıştı ama sahada sanki biraz yalnız kaldı. Bu transferler de performanslarını beklenen seviyelere getirince ortaya iyi bir takım çıkartılabilir. Bunu yapmak ya da yapmamak da Mehmet Özdilek'e düşüyor ama tabii her şeyden önce bu eskimeyen hatalarından kurtulabilirse.




 

1 yorum:

  1. biz asla şampiyonluklar göremeyeceğiz neden mi bursaspor şampiyon olurken bile acımasızca eleştiriliyordu bakın bursassporum.coma siz hala şifoyu anlama derdindesiniz yok ilk hafta vs :) bu yüzden bizden bir sikim olmaz.

    YanıtlayınSil

Küfür ve hakaret içeren yorumlarınızın yayınlanmayacağını hatırlatır, yorumlarınızı paylaşarak blogumuzu zenginleştirdiğiniz için teşekkür ederiz.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...