26 Aralık 2013

Siyasete Bulaşmamış Tertemiz Antalyaspor Amacımız

Türkiye gündemi Reyhanlı patlamasından beri bizi de blog olarak içine çeken olaylara sahne oluyor. Zaman zaman bu konulara hassasiyetimizi göstermeye çalışıyoruz. Ancak bugünlerde ki olaylar ülkenin geçmişi, bugünü ve geleceği için çok çok önemli olmasına rağmen Antalyaspor adına doğru düzgün birşeyler yazmaya vakit bulamadığımızdan, ülke gündemi adına 07harfli Blog'da yorum yapmak yakışı kalmaz.

Ülke gündemi telefondan takip etmeye çalışırken Gültekin Gencer'in twitini görene kadar da yine bu konulara giresim yoktu özellikle blogda. Ancak ne yazik ki Gültekin Gencer içinde kötü bir düşünce olmamasına rağmen -ya da buna inanmak istiyorum- attığı tweet ortalığı karıştırmaya yetti. 

Gültekin Gencer, yazdığı tweette AB Bakanı olarak bu akşamdan itibaren görev yapacak olan Mevlüt Çavuşoğlu'nu kendi kimliği ile değil Antalyaspor başkanı kimliği ile hem de Antalyaspor'un bakanı olarak kutladı.

Tabii ki bu Antalyasporluları inanılmaz derecede rahatsız etti. Çünkü biz heryerde Antalyaspor'un sportif başarılarından çok tertemiz oluşu ile övünüyoruz. Gerçi Gencer'in bu tweeti Antalyaspor'u tabii ki kirletmeyecek ancak pusuda bekleyen çakallar için müthiş bir fırsat olacaktır. 

Şimdi bir iki seneryo üretelim. Antalyaspor, pazar günü Trabzonspor ile karşılaşacak. Antalyaspor lehine çalınan bir penaltı, Trabzonspor aleyhine verilen bir kırmızı kart ve Antalyaspor'a gelen 3 puan... Ve bunun üzerine Antalyasporlu bakanın ilk icraatı manşetleri ile ayağa kalkan bir Trabzonspor basını...

Başka bir senaryo... Antalyaspor bugün Ziraat Türkiye Kupası'nda güzel bir kura çekti. Belki de finale kadar gidebilecek bir yola girdi. Velev ki Antalyaspor kazandı kupayı. Neler olabilir az buçuk kestirebiliyor musunuz?

Bugünlerde yeşil sahada muhalefet yasak, Akp lehine siyaset serbest biliyorsunuz. Kasımpaşa taraftarının yaptıkları, Bursasporlulara gelen mail... -Ki bu arada Bursaspor taraftarını da bu mail karşısında göstermiş oldukları duruştan dolayı tebrik etmek gerekir- ve arttırabileceğimiz örnekler.

Özellikle muhalif taraflar, başkanın bu tweetini kullanmaz mı gelebilecek olan en küçük başarıda? Herşeyi geçtim, Antalyaspor bugünlerde sportif anlamda çok kötü. Başkanın işi, Recep Tayyip Erdoğan'a Antalyaspor forması vermek, Çavuşoğlu'nu Antalyaspor bakanı olarak kutlamak mıdır? Daha önceki sene yerden yere vurmadık mı Mehmet Özdilek'i forma verdi diye, tebrik etmedik mi gittiğinde neredeyse bayram ilan edeceğimiz Hasan Akıncıoğlu'nu şike olaylarından uzak tuttu diye...

Bu gece başkan çok kötü bir tweet attı ancak beni mutlu eden Twitter'daki Antalyasporlular oldu. Akplisi, Chplisi, Mhplisi ve diğer görüşten olan herkesin sanki önceden sözleşmiş gibi aynı anda başkana yüklenmesi mükemmeldi. Herkesin tek düşüncesi Antalyaspor adının temiz kalması, en küçük şüphe uyandıracak olaydan bile sakınması için ellerinden geleni yapması idi. Bugünlerde popüler bir sloganı kullanmak gerekirse Antalyaspor taraftarı bu gece Twitter'da destan yazdı.

Yaşa varol tertemiz Antalyaspor!



*Görselleri daha büyük görebilmek için üstünü tıklayınız.
**Twitter görselleri www.sadeceantalyaspor.com 'dan alınmıştır.



 

16 Aralık 2013

Neler Oluyor Antalyaspor'da? ( Aralık )

Hiç yazmıyoruz artık biliyoruz... İstatistiklere bakabildiğimiz günlerde hala takip edenleri gördükçe de daha da artıyor üzüntümüz. Bu sene böyle gidecek artık belli oldu bari fırsat buldukça böyle boşluğu kapatmaya çalışalım.

Dediğim gibi bugünlerde o kadar yoğunuz ki, Kasımpaşa maçının özetini bile izleyemedim daha gerçi pek de bir anlamı kalmadı. Hele cumartesi günü izleyebildiğim Elazığ maçından sonra hiç mi hiç kalmadı. Kasımpaşa maçında velev ki muhteşem bir oyun sergiledik, neden Elazığ maçında futbol takımımız sahada yoktu? Antalyasporlu futbolcular maç seçiyorlar ve bu bizim canımızı çok sıkıyor. 

Elazığspor maçında izlediğim Antalyaspor özellikle ilk yarıda çok iyi gözüküyordu. Ancak bu iyi gözükme Antalyaspor'un futbolundan mı yoksa Elazığspor'un futbol adına hiçbir şey göstermemesinden ötürü mü? Musa'nın dengesiz hareketlerinden hep bahsediyoruz, hatta Konya deplasmanını değerlendirirken, yine Musa'nın hareketi ile başlamıştım yoruma yine aynı hatadan dolayı gelen bir penaltı, üstüne üstlük bir kırmızı kart darmadağan etmeye yetti bir sistemi olmayan Antalyaspor'u. Üstüne sağ kanattan yediğimiz üç gol daha...

Uğur'a, Deniz Barış'a ve diğerlerine alışığız da, Tita'ya neler oluyor. En güvendiğimiz adamı 6 sene sonunda fazla mı şımarttık acaba? Yoksa bütün haftayı Ankara'da geçiren Samet Aybaba'nın suçu mu bunların hepsi? Türkiye kupasında ite kaka, iki lig altımızdaki takımlara karşı malup duruma düşüp, uzatmalarda tur atlayan takımı başarılı mı görüyor ki Aybaba Ankara'da geçiriyor tüm haftasını?

Antalyaspor'da işler hiç iyi gitmiyor. İki geri bir ileri gidiyoruz resmen. Tamam bu senenin zor bir sezon olacağını hepimiz biliyorduk, az kişi de değildik bu sene ligde kalmanın başarılı sayılacağın düşünen ancak takımın bu isteksiz, ruhsuz hali çıldırtıyor bizleri.

Grup1966 deplasman anlamında güzel işler yapıyorlar bu sene. Deplasmanda eksikleri yok. Her deplasmanda en kötü pankartlarını astılar. Sanırım bu sene 17/17 hedefliyorlar. Kaza bela olmadan gidip gelirler inşallah her deplasmana. Ah bir de futbolcular yapılan bunca yola layık olsalar başka birşey istemeyiz herhalde Antalyaspor taraftarları olarak.

Hangi konuya giriş yapmaya çalışsam aklıma hep Antalyasporlu futbolculardaki ruhsuzluk aklıma geliyor. Başkanın twitter kullanmasına sevindik, artık herşeyden kesin haberimiz olur diye ancak ne yazık ki başkan da genelde şov amaçlı kullanır oldu twitterı. Geçtiğimiz aylarda kolu kırılan Koray Arslan'ın akıbeti nedir abiler, neden bu konu ile ilgili bir açıklama yapılmıyor hala? Mehmet Sedef zaten artık yok gibi birşey tekrar tekrar geçmiş olsun diyoruz ancak nedense Mehmet Sedef yerine oynayabilecek bir futbolcu arandığına dair bir inancım yok ne yazık ki benim.

Antalyaspor yönetimsel anlamda da sıkıntılar yaşanıyor. En basit örnek yapılan uçak organizasyonları. Gültekin Gencer yönetiminin en başarılı olduğu taraftarla ilişki konusunda bu uçak organizasyonlarında tam bir fiyasko yaşandı. Konaklama olmadığı halde talep edilen çok yüksek meblağlardan dolayı tabii ki taraftarlar bu organizasyonlara katılamıyor. Haliyle Antalyaspor hem taraftar olarak deplasmanda yalnız kalıyor, hem de maddi gelir elde edemiyor. Yönetimin davetlisi olarak giden 3-5 kişi ile kalkıyor uçaklar. Sonra da Antalyasporlular destek çıkmadı oluyor...

Gerçi şimdi düşünüyorum, 500 lira verip gittiğimizi Elazığ'a. 10 haftadır kazanamayan Elazığspor'dan 4 yemiş bir futbol takımıyla aynı uçakta dönecek olsak Antalya'ya, o uçakta neler yaşanırdı kestirmek çok da zor değil. 

Cumartesi günü maçtan sonra bütün gece başım ağrıdı, belki sinirden, belki stresten bilemiyorum ancak bu kadar ruhsuz futbolcuları düşündükçe yine başıma ağrılar girmeye başladı. Biraz da Antalyaspor'un güzel yönlerinden bahsetmekte fayda var.

Çoğu kişinin düşündüğünün aksine hatta store yetkililerinin gözümüze sokmaya çalışmasına rağmen belki de kötü bir tabirle bir avuç Antalyasporlu, Antalyaspor'un bir spor kulübü olduğunu hala hatırlıyor. 

Antalyaspor sutopu takımı ve Antalyaspor hentbol takımı bizi gurulandırmaya devam ediyor. Sezona kötü başlayan Antalyaspor hentbol takımı toparlanmaya başladı. Salonda yalnızlıktan dolayı kendi evimizde bile zaman zaman psikolojik olarak hem hakemler hem de rakip takım tarafından türlü çirkinliklere maruz kalan hentbol takımı cumartesi günü benim de izlediğim maçta ligin zirve ortağı ve şampiyonluğun en büyük adaylarından olan Ankaraspor karşısında muhteşem bir galibiyet aldı. Hakemin rezalet yönetimine rağmen son 4 dakikayı bir kişi eksik oynamasına, ikinci devresinde bir oyuncumuzun sahada bayılıp çıkmasına rağmen Ankaraspor'u 29-28 mağlup eden kızıl akrepler salonda bulunan 10-15 kişinin, salonda bulunamayan yüzlerce Antalyasporlunun göğsünü kabartmayı başardı. Yüzlerce diyorum çünkü hala tribünd ne yazık ki onlardan haberdar olmayan çok fazla insan var. 

Antalyasporlu hentbolcular Hakan İrban'ın tutkusunu almış, sahada savaşıyorlar. Armanın hakkını veriyorlar. Ondan dolayı desteğin en büyüğünü hakediyorlar. Ancak ne yazık ki biz bu hakkı onlara vermiyoruz. Oturup düşünmek lazım biz  sadece Antalyaspor futbol takımının mı sevdalısıyız, yoksa bu kentin her dalga markası olan Antalyaspor'un mu? 

Antalyaspor şuanda 13 puanla 8. sırada. Adı Antalya SK olan bu takıma destek olmak için neyi bekliyoruz? İnanın bizim desteğimzi artarsa, onlar bunu görürse takım daha da hırslanacak. İki üç Antalyaspor atkılıyı gördüklerinde ki mutluluğu görmeniz lazım. Bu heyecana ortak olmamız lazım bizim de Antalyasporlular olarak.

Branşında en üst ligde Antalyaspor'u gururla temsilen eden bir diğer ekibimiz ise Antalyaspor sutopu takımı. Belki oyuncuları ve Alp Özel kızabilir ancak ben Antalyaspor sutopu takımını bir proje olarak düşünüyorum. Yazın sonunda Alp Abi (Ben Alp Abi diyorum çünkü birlik içinde bir camia olmak istiyorsak abi-kardeş ilişkimizin güçlü olması gerektiğine inanıyorum) ile uzun bir sohbet gerçekleştirmiştik Özgün ile beraber. Orada Alp Abi'nin aklında olan projeler o kadar yerindeydi ki. Aslında bunlar için ayrı bir post bile gönderilebilir ancak en başta bahsettiğim nedenler engel buna. Ondan şimdilik kısaca değinmek istiyorum.

Alp Abi Antalya'da Antalyasporlu bir nesil yaratmak için Antalyaspor spor okullarının önemini anlatıyor. Kendimi düşünüyorum da buna katılmamak mümkün değil. Daha 7-8 yaşındayken Antalyaspor futbol okulunda her pazar günü en büyük Antalyaspor diye antremanı sonlandırıp, Antalyaspor'un maçlarına gidiyorduk formalarımızla. Belki de o günlerin mirası bendeki Antalyaspor sevgisi. Alp Abi diyor ki, çocuğa Antalyaspor forması giydirmeden bu sevgiyi aşılamamız çok zor. Futbol ve basketbolun yanında Antalya'da en çok yapılan sporun da yüzme olduğunu düşündüğümüz zaman, Alp Abi'nin bize verdiği yüzme kursuna giden çocuklarının sayısını da gördüğümüzde bu çocuklara Antalyaspor sevgisini aşılamanın yolu Antalyaspor yüzme okullarının açılması ve bu çocuklarının Antalyaspor mayolarıyla yüzmesi, Antalyaspor'u tanıması ve sevmesi demek... Ayrıca Antalya SK'ya da kazançlı bir gelir kapısı. Kim istemez ki bit gibi türeyen yüzme kursları yerine profesyonel bir eğitim veren Antalyaspor bünyesi altında çocuklarının spor yapmasını...

Antalyaspor sutopu takımı hala Alp Abi'nin ve ona yardımcı olan Antalyaspor sevdalılarının maddi destekleri ile ayakta durmaya çalışıyor. Hatta geçen sene en golcü oyuncumuzu satmak zorunda kaldılar. Galatasaray'dan iki genç kiraladık bunun karşılığında takip edebildiğim kadar. Geçen sene ligin en yaşlı takımıyken, şuan en genç takımı durumundayız sanırım. Bu sene de hedef ligde kalmak ancak onların sportif başarısı inanın benim için hiç önemli değil. Yaptıkları iş çok kupanın, şampiyonluğun önünde. Belki de Antalya Spor Kulübü için bugüne kadar yapılmamışı yapıyorlar, geleceğimizi garanti altına almaya çalışıyorlar. Kocaman bir alkış havuzun kızıl akreplerine...

Antalyaspor basınında ise değişen pek birşey yok işin aslı. Önceki senelerde Antalyaspor menfaati uğruna haber yapmayanlar hala suları bulandırmaya devam ediyor, hala bildiğimiz sadece Antalyasporlu gazeteciler gördüklerini yazmaya devam ediyorlar. 

Ancak bu sene başında ne yazık ki blogda değinme şansı bulamadığımız bir işe girişildi. Tunahan ve Ünal haber sitelerini açtı. Artık motto haline getirdiğimiz "Sadece Antalyaspor" söylemini alan adı olarak seçtiler. Ve bu doğrultuda haberleri yayınlamaya başladılar. Güçlü yazar kadrosu ise benim uzak kaldığım Antalyaspor'a tutunduğum dal oldular özellikle her salı günü gelen yeni köşe yazılarıyla. Onlara da biraz sönük hoşgeldin demiş olduk ancak onlar zaten hertürlü desteği esirgemediğimizi biliyorlar. Blogu takip edenler zaten haberdardır ancak olmayan varsa bile takip etmenizi öneririm. www.sadeceantalyaspor.com

Özellikle şu günlerde Kenan Abi (Kemaneler) 'in yaptıklarına hayran olmaya devam ediyorum. Yoğun iş temposuna, birbirine kenetlenmiş ve gördüğüm/bildiğim kadarıyla beraber vakit geçirmekten büyük keyif aldığı ailesine rağmen hala blogu (Antalyasporlu Blog) aktif tutmaya çalışıyor ve 7/24 Antalyaspor'un menfaatleri uğruna tweet atmaktan geri kalmıyor. Zaten Özgünle de hep konuşuyorduk "işi çok zor Kenan Abi'nin" diye ancak biz de hafiften iş-okul-seyahat yoğunluğunu görünce direk anlamış olduk. Takip ediniz ettriniz. antalyasporlu.blogspot.com 

Çok uzun bir yazı olduğunun farkındayım, saat sabahın 7'si uykusuzluk, yorgunluk, birikenler daha da bahsetmediğim şeylerin olduğuna eminim ancak bizim kişisel hayatımızla ilgili mutlu bir haber de vermek istiyorum. Uzun öğrencilik hayatından sonra Antalya'da çalışma umudu pek de olmayan Özgün, ocak ayında Antalya'da işe başlıyor. Şuan İstanbul'da eğitim için. Özgün'ün Antalya'ya temelli dönüşü ile blog olarak bir ayağımızı Antalya'ya atmış olduk umarım ben de en yakın zaman da dönerim Antalya'ya da, alıştığımız şekilde şehir içi Antalyaspor aktivitelerine döneriz. İnanın çok özledik Antalya'da yaşamayı...

Bu kadar uzun yazıyı okumaya katlandıysanız teşekkür ederim. Esen kalın 7/24 Antalyaspor'u yaşayanlar. Bu arada aylar sonra Antalya'daydım, çok güzel bir şehirde yaşıyoruz lütfen değerini bilelim...



 

03 Aralık 2013

Tribüncü Ölümleri

Bugünlerde iyice artmaya başladı kayıplarımız. Bucaspor tribününden Yasin'i askerde, Kocaelispor tribününün önde gelen isimlerinden Tuna Abi'yi 3 aydır verdiği yaşam mücadelesinde, Denizlispor'un yeni tribün gruplarından Yeşil Cephe'nin lideri Fatih Abi 57 Gençlik taraftar grubu üyeleri tarafından öldürüldü. 

Yasin'i genç yaşında askerde kaybetmek çok üzdü. Hele ki bir arkadaşıyla facebook üzerinden konuşmasında yazmış olduğu "eğer askerde ölürsem, Tribün Dergi'ye Yasin ölmedi kalbimizde yaşıyor, askerin kralı Buca'dan çıkar" sözleri çok dokundu bana. Gelecek sene ben de askerde olacağım, belki aynı muhabbeti biz de arkadaşlarımızla yapacağız, gerçekten çok acı bir durum. 


Tuna Abi de 3 ay önce arkasından hala bulunamayan kişiler tarafından vurulmuştu. 3 ay boyunca yaşamla savaştı resmen. Ancak geçen hafta Kocaeli'den acı haber geldi. Ne yazık ki Tuna Abi aramızda değildi artık. 


Geçen gün yaşanan ise bu ölümlerden farklı bir boyutta. Kendi gibi aynı arma uğruna deplasman  yapan kişiler tarafından gerçekleştirilen bir cinayet. Herkes tarafından takdir toplamaya başlayan Yeşil Cephe grubunun kendi rantlarına gölge düşeceğinden korkan 57 Gençlik üyeleri, zaten sürekli sıkıntı çıkartıyorlarmış ki sonuç bu oldu. 

Fatih Abi hakkında önceden okuduklarım da vardı, maddi anlamda sıkıntısı olmayan tek arzusu tribünleri toplarmak olan bir insanmış. Böyle güzel abilerimizi, bu şekilde kaybetmek Türk tribünleri için çok acı veren birşey. Pompalı tükefle deplasman yapan bir topluluktan ne gibi bir tribün kültürü bekleyebiliriz o da işin diğer yönü.


Yasin'e, Tuna Abi'ye, Fatih Abi'ye haberimizin olmadığı vefat eden arkadaşlara abilere, önceki senelerde kaybettiğimiz, Teoman Abi'ye, Aykut'a, Özgür'e tekrar Allah'dan rahmet, yakınlarına ve camialarına başsağlığı diliyorum. Ölümlerin tribünlerden uzak durduğu günleri görmek üzere...


 

30 Kasım 2013

STSL 13. Hafta Sivasspor (D) | Seninle Başım Dertte

Antalyaspor'un bana garezi olduğunu düşünmem bayadır vardı zaten. Hatta herkes totem yapıyorsun diyordu ancak iş artık totem boyutu aştı. Bir olur iki olur totem der geçersin de her seferinde olmaz. Maçtan önce Twitter'da biraz da şaka yollu olarak takımın benim izlemediğim maçlarda oldukça iyi oynadığının altını çizmiştim. Hatta Özgün de izleyemeyecek olduğunu öğrendikten sonra bu akşam bizim için iyi bir test olacak diye düşünüyordum. 

Geçen haftaki Fenerbahçe maçının izleyemediğim ikinci yarısının oynandığı söylenen futbolun, daha sonra maçı açtığımızda yediğimiz golün, Beşiktaş maçının, üstüne canlı seyrettiğim Konya, Eskişehir, Bursaspor maçlarının açıklaması olamaz. Hadi Diarra bildiğimiz Diarra o bunu hep yapıyor da Isaac bile gol attı arkadaş bu maçta ben neyini düşünüyorum ki?

Açık konuşmak gerekirse maçtan önce Sivasspor'un eksiklerinin olmasının hiçbir önemi yok diye düşünenlerdendim. İzlediğim zaman çok kötü olan Antalyaspor'u biliyorum ben çünkü ancak bu 3-0'lık skor beni ziyadesiyle şaşırttı. 

Fenerbahçe maçından sonra yaşanan forma krizi de atlatılmış gibi o maça nazire yaparcasına kıpkırmızı bir Antalyaspor göründü sahada, bu kırmızı formadan daha güzeli olamaz. 

Hava sıcaklığının -5 derecelere kadar düştüğü söylenen Sivas deplasmanında takımımızı Antalya'dan giderek destekleyen Grup1966 üyelerine, çevre illerden ve Sivas'dan gelen üniversite öğrencesi Antalyasporlu kardeşlerime de bir teşekkürü borç biliriz. Hepimizin evden takip ettiği -hatta benim takip bile edemediğim- maçta Antalyaspor için hastalanmayı göze aldılar. Ne mutlu ki  hep güzel bir galibiyet izlediler hem de galibiyet sevincini futbolcularla birlikte kutladılar.

Darısı önümüzdeki maçlara... O değil de zorun ne benimle Antalyaspor!




 

29 Kasım 2013

STSL 12. Hafta Fenerbahçe | Önümüzdeki Maçlar

Bazı yazıları geciktirdiğimizde çok yoğun olduğumuzu belirtip takipçilerimizden özür diliyoruz. Bu yazı da geciken yazılarımızdan biri oldu, bir kez daha özür diliyoruz ama bu seferki gecikmenin sebebi yoğunluktan daha çok yazacak hiçbir şey bulamamak... Ne yazsak diye düşündüğümüzde aklımıza iki konu dışında bir şey zar zor geliyordu. Onların da esasında sahadaki futbolla alakası yok.

Bu konulardan ilki gözlerimizi aldığı gibi zihnimizi de kamaştıran sarı formalar… Ne alaka bu formalar diye öfkelenmeden bir yazı yazmak mümkün değil. Kırmızı-beyazın bizim için kutsallığını vurgulamaya gerek yok herhalde ama elbette ara sıra yapılacak değişikliklere de karşı değiliz. Ancak bu değişiklikler yapılırken bu değişiklik camia için bir anlam ifade etmeli ve bu değişiklik için taraftarın görüşleri de dikkate alınmalı. Öyle birden bire sarı renkten bir forma ile sahaya çıkınca bu durumu değişiklik diye adlandırmak yerine saçmalık diye adlandırmak daha mantıklı oluyor.


İkinci konu ise ne yazık ki yine tribünler… Şu İstanbul takımları ile olan maçlarda kendi tribünlerimizde yine İstanbul sempatizanları gördük, yine kahrolduk. Bu sorunun çözümü için pek çok formül üretilebilir. Maç sonrasındaki süreç içinde bile pek çok taraftardan farklı önerilere şahit olduk. Bunlar çoğunlukla bizim de mantıklı bulduğumuz önerilerdi. Bu da gösteriyor ki aslında konu bu sorunu çözmek değil bu sorunu çözmeyi isteyip istememekte...

Bu can sıkıcı bu iki konu dışında bu maça dair güzel bir not düşmemiz gerekirse o da attığımız golden sonra takım arkadaşlarının golü geçtiğimiz günlerde rahatsızlanan Mehmet Sedef’e armağan etmeleriydi. Bunun dışında Antalyaspor-Fenerbahçe maçı için görüşlerimizi yazacağımız pek bir konu yok. Puan tablosunda biraz bir yukarı sıralara heveslendik mi bu hevesimiz şimdilik bu sezon da kursağımızda kalmaya devam ediyor. Futbolcular der ya bu kez de biz diyelim: Önümüzdeki maçlara bakacağız.




 

13 Kasım 2013

STSL 11. Hafta Konyaspor (D) | Sabır Taşıyor

Dakika 70 falan. Musa yine Konyasporlu bir futbolcuya çifte dalıyor. İşte o anda dedim, ulan hep keyifle başladığımız günler böyle kederli bitmek zorunda mı diye. 

Saat 7.30'da Ali Dayı'nın önünde buluştuğumuzda sanki deplasmana değil de Akdeniz Üniversitesi'ne maça gidiyor gibiydik. İç saha maçlarından önce kiminle buluşuyorsak hepsi oradaydı. Yazın Hasan ile evlendiklerinde resmen yengemiz olan Selin bile bizle idi. Haliyle makarası, coşkusu bol bir yolculuk bizi bekliyordu. 09.05 tüm tayfalarda olduğu gibi bizde de boş geçilmedi, İzmir Marşı söylene söylene Konya'ya gelindi. Konya'daki durumu anlatmaya gerek yok. Ucu gözükmeyen bir konvoy ile şehre giriş, turnikeler önündeki kargaşa. Bir deplasmanda olması gereken herşey vardı. 


Maçtan önce Konyaspor tribünleri ile yaptığımız makara bile çok kıyaktı. Daha yeni yeni dolmaya başlayan tribünlere "Konya uyuma takımına sahip çık" diye bağıran, dolan tribünlere "Konya aşkına herkes ayağa" diye bağıran, üçlü çektirmek için canını dişine takan "beyaz montluya" eşlik eden yine Antalyaspor tribünüydü. Tabii ki Ata'sına sahip çıkan da Antalyaspor tribünüydü fakat ne yazık ki, Konyaspor tribünün bir kısmı bizim Atatürk lehine attğımız sloganlardan sonra sinkaflı cevaplar vermesi futboldan önce oturup bu ülkenin vefasız insanları hakkında düşünmemiz gerektiğini bir kez daha gözümüze sokuyordu. Demek ki biz daha da sağlam durmalıyız, bazı Atatürk düşmanlarına gün yüzü göstermemek için. Bu sözlerim adı Green-White olan grubun dışındadır. Onlar da Atamızı layıkıyla andılar. 


Maçın başında Hasan Kabze'nin golü geldi. Bu bütün planlarımızı bozdu diye düşünmüştüm maçın başında ancak maçın ilerleyen dakikalarında bir planımız olmadığını farketmemdi esas acı olan. Maçın başında Konyasporlu futbolcular bile tribünlere çağırılmazken, deplasman tribününde 15000 kişinin desteğini arkasına alan bir futbolcu grubunun bu kadar ruhsuz olması canımı çok yakıyordu. Devrenin sonuna kadar Konyaspor pres yaptı, Konyaspor pas yaptı, Konyaspor şut çekti. Antalyaspor sahada hiçbir varlık gösteremedi. 

İkinci yarı dedik herşey farklı olur, Konyaspor'un topu direkten döndü. Direkten döndü tam rahatladık devam eden pozisyonda topu kalemizde gördük. Benim anlamadığım durum 1-0 iken hiçbir değişiklik yapmayan Samet Aybaba'nın durum 2-0'a gelince iki değişiklik birden yapması. Amacı neydi acaba hocanın çok merak ediyorum. Dakikalar geçtikçe, yine bastıran, gol kaçıran hep Konyaspor'du. En sonunda muhteşem bir organizasyonla Konya'ya çıkarma yapan Antalyaspor taraftarınını sabrı taştı. Hocaya sezonun başından beri yapılan en sert tepkiler gelmeye başladı. Hatırlar mısınız bilmiyorum ben ilk maçta takımı baya bir eleştirmiştim. Hatta herkes bir sakin demişti ama ben Mehmet Özdilek vakaasından sonra artık işleri daha sıkı tutmamız gerektiğini düşünüyorum. Ondan dolayı bu maçta verilen tepki yerinde idi. 

5 haftadır kaybetmeyen bir Antalyaspor vardı, ancak Beşiktaş ve Kayserispor maçı dışında futbol oynadığımız maç yoktu. Sonunda ortaya böyle bir sonuç çıktı. Es kaza bu maç Konyaspor değil de, Fenerbahçe olsaydı kevgire dönecektik herhalde. 

Aslında takım o kadar kötüydü ona kimse değinme gereği de duymadı ancak Antalyaspor bu hafta yine ince ince hakemler tarafından eritiliyor diyorduk tribünde. Baros atılıncaya kadar sürdü o da. Zaten tribünde ne olduğunu anlamamıştım ancak tekrarını izleyince sadece itirazdan direkt kırmızı kart gördüğünü öğrenmiş oldum. Şimdi sormak lazım LuaLua hakeme tüm dünya tarafından kabul gören bir el hareketi çekerken uyarı dahi almamıştı, Baros'un gördüğü kırmızı kart hak mıdır? Hele ki Fenerbahçe maçı öncesi?

Tribünde herkesin yapmak istediği şey Kadıköy deplasmanında yapılandı aslında. Belki o kadar sert bir tepki olmayacaktı ancak futbolcuların gelip bizden bir özür dilemesi gerekiyordu. Tribüne gelmeyen futbolcular artık bu özrü Fenerbahçe karşısında vermek zorundalar. Belki hala farkında değiller ancak bizim tek isteğimiz özveri, taşıdıkları armanın hakkını vermeleri. Kupalarda, şampiyonluklarda gözümüz yok. 

Ulu önder Atatürk'ü tekrar şükran ve özlemle anıyoruz.

 

------------------------------------------------------------------

Stat: Konya Atatürk
Hakemler: Halis Özkahya, Serkan Ok, Aleks Taşçıoğlu 

Konyaspor: İtandje, Erdinç Yavuz, Selim Ay, Mehmet Güven, Ömer Ali Şahiner (Dk. 26 Djalma), Ali Çamdalı, Tolga Ünlü, Recep Aydın (Dk. 84 Borek), Gekas, Mehmet Uslu, Hasan Kabze (Dk. 87 Erdal Kılıçaslan)
Antalyaspor: Hakan Arıkan, Emre Güngör, Musa Nizam, Uğur İnceman (Dk. 50 Murat Duruer), Tita, Emrah Başsan (Dk. 58 Zeki Yıldırım) , Deniz Barış, Diarra, İbrahim Dağaşan, Mehmet Sedef, Insa (Dk. 50 Baros)
Goller: Dk. 19 Hasan, Dk. 46 Djalma (Konyaspor)
Kırmızı kart: Dk. 79 Baros (Antalyaspor)
Sarı kartlar: Dk. 45 Mehmet Güven (Konyaspor), Dk. 36 Insa, Dk. 57 Musa, Dk. 59 Mehmet Sedef (Antalyaspor)





 

08 Kasım 2013

İlk Sticker Hareketi

Önce kırmızı - beyaza boyanan tretuvar taşları geldi, ardınan caddelere Antalyaspor bayrakları asıldı. Sıra belki de şuana kadar Antalya'da Antalyaspor için yapılan en güzel şeye, varyanttaki Antalyaspor Bayrağı'na geldi. Son olarak da Markantalya Antalyaspor rüzgarına kapıldı ve tüm binayı Antalyaspor Arması'nın görseli ile süsledi.

Sıra Antalyaspor taraftarına çoktan gelmişti. Zamanında duvar boyadık, şablon çıkarttık ancak daha kalıcı birşey de yapmalıydık. Tabii ki sticker. Aslında bu tasarımı uzun zaman önce yapmıştık. Ancak maddi imkansızlıklardan çıkartamamıştık. Ankara'da ucuza çıkartacak bir yer bulduğumuz an gittik öğrenci imkanı ile mütavazi bir sayıda bastırdık.

Belki tüm şehri süsleyecek kadar yaptıramadık bunlardan ancak bir örnek olacaktır inşallah. Sticker işi alışkanlık olduğunda da daha güzel tasarımlar ortaya çıkacağına eminim. Aklımızda daha çok model var, özellikle maddi gücümüz oldukça ve Antalya'da sticker işine alıştığını hissettikçe daha çok bastırmayı düşünüyoruz. Çünkü sticker özellikle boş yüzeyler için güzel bir görsel şölen ancak biraz da insanlara zarar verecek şekilde yapıştırılmasından korkuyoruz. İnsanların özel alanlarında engel olucu yerler olmamalı bu stickerların yeri. Zaten özellikle Avrupa'daki ultras sticker hareketlerine baktığımız zaman demek istediğim daha net anlaşılacaktır. Antalya'da zamanında Red Soldiers sadece grup logosunun yer aldığı stickerlardan bastırmıştı ancak sanıyorum ki Antalyaspor adının geçtiği ilk stickerlar bunlar, tabii hatırlamadığımız varsa affola. Türkiye'de bu işi Fenerbahçe, Galatasaray, Bursaspor, Eskişehirspor ve Karşıyaka tribünleri iyi kıvırıyor. Biz de yavaş yavaş yerimizi alalım istiyoruz sticker olayında. 

Az sayıda bastırdığımız stickerlarla bir giriş yapalım dedik, beklemede kalın devamı gelecek. 





 

06 Kasım 2013

Konya Deplasmanı

Süperlig’de takımı olup da Antalya’ya en yakın şehir Konya. Deplasman otobüsünün gidiş şeklini düşündüğümüzde 5-6 saatte varacağımız bir şehir. Ondan dolayı Antalyasporlular çok sever Konya deplasmanını. Hatta ona göre de sürekli merak edilir, ne gün saat kaçta olacağı.

Deplasman tarihi açıklandığında Caner Canitez bile sosyal medyada gördüğü heyecan ile deplasman tribününün kapasitesini öğrenme ihtiyacı duymuş. O kadar heyecanlıyız yani bu deplasman için.

Bu sene kendi kendime söz vermiştim, artık okulu bitireceğim pek gitmeyeceğim maçlara diye ama böyle olunca yerimde duramıyorum işte. Yine benim için zorlu bir yolculuk olacak, cumartesi Isparta’dan başlayacak olan yol Antalya’ya götürecek beni maçtan sonra Konya otogarından Isparta otogarına doğru uzanacak.

Bu maçta takımımızın yanında kalabalık olmak adına gruplar organizasyonlarını yaptılar. Bizim de dahil olduğumuz farklı yerlerden münferit organizasyon haberleri de geliyor. Belki de uzun zaman oldu gelen telefonlara arabada yer olmadığını söyleyeli.

Konya’da takımımızı en güzel şekilde desteklemek, iyi bir tribün yapmak ve 3 puanı alıp dönmek için düşüyoruz yollara. Yolda, statta Atatürk’ü anacağımız güzel bir deplasman olması ümidiyle, yola çıkacak bütün Antalyasporlulara şimdiden iyi yolculuklar.

---------------------------------------------------------------------------------

07 Gençlik 10 Kasım Pazar günü saat 06:00’da Atatürk Stadı açık tribünü arkasından Konya’ya hareket ediyor. Otobüsler ücretsiz, otobüs sayısı talebe göre artacak.(Dernek lokali sabaha kadar açık)

Grup1966 cumartesiyi pazara bağlayan gece saat 03.00'da Şarampol'de toplanıyor, saat 05.00'da Şarampol Ali Baba Çorbacı’sı önünden Konya’ya hareket ediyoru. Otobüsler ücretsiz, otobüs sayısı talebe göre artacak.

Münferit organizasyonlarda aracınızda yer varsa, bizimle paylaşırsanız seviniriz. 



05 Kasım 2013

STSL 10. Hafta | Penaltı Yeteneksizi Antalyaspor

Bu maça takım hangi psikoloji ile hazırlandı bilmiyorum ama tribündekilerin aklı diğer haftaki Konya maçında idi. Kayseri maçını kayıpsız atlatalım, Konya'ya akın edelim. 

Ancak geçilmesi gereken bir Kayseri vardı. Karşımıza yönetimi tekrar seçilmiş, biraz moral bulmuş, lig sonuncusu bir takım olarak geldiler. Uzun süredir 6 eksiği olduğu konuşuluyordu ancak başımızın belası Bobo dışında hepsi iyileşmiş, takımdaki yerini almıştı. 

Daha 5. dakikada yediğimiz gol moralleri bozmuş gibi olsa da, tribünün desteği artttı belki de bu dakikadan sonra. Antalyaspor da bu sene pek alışık olmadğımız bir oyuna başladı ve gözle görülür bir biçimde top organizasyonlarına başladı. Üstünlüğümüzü yavaş yavaş kuruyorduk kurmasına ama kalesinde devleşen bir Gökhan vardı. Hem de ligdeki ilk maçında. 

Bu haftaki kadro seçiminde çok itirazımız olmayacak ama hoca artık şu Isaac sevdasından vazgeçmeli. Bu adamın Antalyaspor'da nerden bu kadar kredisi var kestirmek güç, Mehmet Özdilek de aynı, Samet Aybaba'da da. Isaac, artık sadece Antalyaspor'da değil, hiçbir yerde futbol oynamamlı artık. 


Neyseki ikinci yarıya başlarken bu hatasından döndü Aybaba ve benim artık iyice kıllanmaya başladığım Emrah'ı aldı oyuna. Emrah harika bir golle beraberliği sağladı. Devre arası düşündüklerim gerçek olacak mı derken penaltı geldi. Allahım dedim ilk defa rahatlıyoruz, çat Diarra kaçırdı penaltıyı. Son 4 maçta kaçan 3. penaltı. Kaçıran oyuncularımız da Tita ile Diarra, belki de penaltı için en güveneceğimiz adamlar. Bir an önce buna çare bulunmalı. Artık iş çünkü psikolojik olmaya başladı gibi geliyor bana. 

Sonuç olarak beklenen oldu, Wederson'un gereksiz aldığı risk sonrası Kayserispor futbolun altın kuralı atamayana atarlar kuralı ile 2-1 öne geçti. Hatta 3-1'i bile yakalayabilirlerdi ki Emrah'ın mükemmel vuruşu geldi, gerçi Diarra'nın da kafasına çarpmış gibi ancak ben o golü Emrah attı diye sayıyorum. Beraberliği kurtarmış olduk.

Kayserispor'un belki de en tehlikeli zamanına denk geldik. O kadar yara almışlardı ki, kazanmak zorundalardı, belki de bu bir puanı bile başarı olara görmeliyiz. Kaldı ki Antalyaspor bence bu sezonun en iyi futbolunu ortaya koydu. Ondan dolayı çok kızamadım ben takıma. Bu maçtaki en büyük kayıplarımızdan biri de ne yazık ki cezalı duruma düşen Serkan Balcı oldu. Özellikle kapalı oynadığımız deplasman maçlarında en güvendiğim futbolculardan birisi Serkan. 

Yine son paragrafı tribüne ayırmak gerekirse, bugün tribün televizyondan izlediğim kadarı ile görevini yerine getirdi. Özellikle ilk yarıda yediğimiz golden sonra, Adopen ile Maraton'un uyumu harika idi. Umarım böyle devam eder tribün performansı. 

Şimdi herkes rahat rahat Konya deplasmanını düşünebilir. Maç pazar günü saat 14:00'da. Neyi düşünüyoruz ki gitmemek için?

---------------------------------------------------------------------

Stat: Akdeniz Üniversitesi
Hakemler: İlker Meral , Serkan Akal, Hakan Yemişken 
Antalyaspor: Hakan - Serkan , Deniz , Musa Nizam , Vederson , İbrahim , Uğur İnceman , Isaac (Dk.46 Emrah Başsan), Insa (Dk.67 Murat Duruer), Tita (Dk.77 Milan Baros), Diarra
Kayserispor: Gökhan - Fonseca (Dk.77 Salih), Zurab , Sımıc , Alper , Sefa , Mijailovic , Taner Yalçın (Dk.62 Abdullah), Mouche , Mert Nobre , Jaja (Dk.73 Ömer)
Goller: Dk.5 Fonseca, Dk.72 Sefa (Kayserispor), Dk.46 Emrah Başsan, Dk.86 Diarra (Antalyaspor)
Sarı Kartlar: Serkan, Uğur, İbrahim, Musa (Antalyaspor), Taner, Mert Nobre, Sımıc (Kayserispor)



 
 

30 Ekim 2013

Bayrağa Saygı

Antalyaspor yazıyoruz, Antalyaspor konuşuyoruz… Varyantın başına şanlı Antalyaspor bayrağının dikildiğinden bu yana belki de 20 gün oldu ama bir satır bir şey söylemedik bayrak hakkında…

Bayrak hakkında gördüğüm fotoğraflar hakkında konuşmak istemedim. O bayrağı dalgalandıran rüzgarı hissederken görüntüsünü yazmak onu anlatmak istedim. Daha 20 günlük olan bayrağa hasretim de geçen cumartesi günü sonlandı. Özgün'le buluştuktan sonra Konyaaltı Caddesi’ne çıktığım an gördüm yan yana dalgalanan Türk ve Antalyaspor bayraklarını.

Bayrağı ilk gördüğüm an verdiğim tepkiler, attığımız gol sırasında gösterdiğimiz reaksiyonlar gibiydi. Abiiii, şahaneee oğlum, bu ne güzel bir şey Allahım vb tepkiler. Ve inanın gözlerim doldu. Muhteşem bir güzellik.

Seyir terasındaki banklardan birine oturduk. Arkam dönük şekilde oturuyordum bankta ama hani bir barda arka masadaki kızı çaktırmadan kesmeye çalışırsın ya aynen o şekilde dönüp dönüp bayrağın dalgalanışını izliyordum. O orada dalgalandıkça, içimde kopan fırtınaları anlatacak kabiliyetim olsa zaten yazım edebiyatında çığır açmış olurdum.

Bayrağın orada dalgalanmasında büyük emeği geçen Kenan Abi’yle telefonda konuştuk, durun geliyorum dedi atladı bisikletine 20 dakika sonra yanımızdaydı. Bir yandan Antalyaspor’u kurtarırken sohbetlerle, bir yandan da bayrağı izlemekten alamıyordum kendimi. Kenan Abi, sen bu bayrakla ilgili güzel şeyler yazarsın şimdi dedi ama, kendisi o kadar güzel ki, seçili kelime grupları yan yana gelerek bu güzelliği anlatacak bir nizamı oluşturamaz.

100. Yıl’da inşaatı devam eden stadımız tamamlandığında bayrağın altında toplanıp oradan stada yürümeyi, Antalya’ya gelen misafirlerime gururla dalgalanan şanlı bayrağı göstermeyi, Konyaaltı Plajları’nda yüzen diğer takım taraftarlarının kıskançlıklarını düşünmeden duramadım. Ben şahsen böyle bir şeyi başka bir şehirde görsem kudururdum herhalde.

Dedim ya gidip görmesi lazım herkesin, ne mutlu ki Özgünle bize hep oturup Antalyaspor konuştuğumuz yere asıldı bayrak. Artık Antalyaspor’u konuşurken, bayrağın gölgesi altında olacağız.

Yaşa Varol Antalyaspor! 






29 Ekim 2013

STSL 9. Hafta Karabükspor (D) | Bariz Hakem Hatası

Karabük maçı öncesi aslında itiraz etmemiz gereken bir olay vardı. Lua Lua'nın durumu. Hatırlayacağınız gibi Karabük ekibinin en önemli oyuncusu olan Lua Lua yan hakeme tüm dünyada hakaret olarak görülen hareketi yapmıştı. Ancak Antalyaspor'un yaptığı itiraza rağmen herhangi bir yaptırım uygulanmamıştı. Bu da tabii ki ilk hafta kafası yarılan Antalyasporlu futbolcu Aissati'nin bir maç ceza alması ile sonuçlanan olayı yaşamış olan Antalyaspor camiasını kızdırmıştı.

Bu maça içinse, yine deplasmanda bildik Samet Aybaba oyunu. Rakibi kitlemeye yönelik, fırsat buldukça gol arayan bir Antalyaspor. Deplasmanlarda yerimizde oturamıyoruz bu oyun anlayışından ötürü. Bu maçta da Rize maçı gibi başladık. Karabükspor'un ilk 10 dakikada dahi 2 farkla öne geçmesi işten bile değildi. Kalemizdeki pozisyonlardan sonra herkes eyvah fark geliyor dese de, ilk yarının ortasında dengeyi kurduk. Hatta pozisyonlar bile bulmaya başladık. Gördüğüm kadarıyla Karabük defansı çok kötü bunu kendi yararımıza kullanmalıydık. 


İkinci yarı başlarken umudum daha fazla idi. Antalyaspor bindiriyor, golleri kaçırıyorduk ancak ne olduysa hakemin verdiği saçma sapan, akıllara ziyan penaltı kararı tüm planları bozdu. Lua Lua'ya ceza vermeyen TFF ve onun paralı çalışanları, Lua Lua'ya bir de gol atma imkanı veriyordu. Maçtan önce hakem hakem diye sürekli konuşan Karabüklülerin feryatları işe yaramış demek ki. Bir de anlam veremediğim birşey vardı ki Karabüklülerin küfürleri. Hakem sayesinde kazandıkları golden sonra 5 dakika boyunca Antalyaspor'a küfür etti Karabüklüler. Zaten başka da bağırmadılar.

Bu haksız penaltıdan sonra dağıldığımız dakikalarda karambolden bulduğumuz kimin attğı bile belli olmayan gol biraz toparlasa da bizi, yine Karabük kalemizde ciddi tehlikeler yarattı. Ancak sonunda öyle veya böyle Karabük gibi bir deplasmandan bir puan ile döndük. En büyük kayıp Emre'nin ceza alması oldu sanırım ancak tertemiz Antalyaspor olarak başımız dik yolumuza devam ediyoruz.

Son paragrafta Karabük'e giden 07 Gençlik ve Grup 1966'ya değinmek istiyorum. Sesleri maç boyunca gür geldi televizyona giden herkesin ayağına sağlık. 


---------------------------------------------------------------------
Stat: Dr. Necmettin Şeyhoğlu
Hakemler: Bülent Yıldırım, Ekrem Kan, Asım Yusuf Öz
Kardemir Karabükspor: Waterman, Mabial, Hakan Özmert, Sow, Erdem Özgenç, İlhan Parlak (Dk. 53 Ahmet İlhan Özek), Akpala, Lua lua, Uğur Uçar, İshak Doğan, Erkan Kaş (Dk. 82 Gökhan Ünal)

Antalyaspor: Hakan Arıkan, Vederson, Zeki Yıldırım, Serkan Balcı, Musa Nizam, Uğur İnceman (Dk. 46 Fehmi Emre Güngör), Melih Gökcek, Isaac, Diarra (Dk. 66 Baros), İbrahim Dağaşan (Dk. 75 Murat Duruer), Mehmet Sedef
Gol: Dk. 57 Lua Lau, Dk. 76 Uğur Uçar (kendi kalesine) (Kardemir Karabükspor),
Sarı kartlar: Dk. 61 Sow, Dk. 74 Erkan Kaş (Kardemir Karabükspor) Dk. 53 Mehmer Sedef, Dk. 71 Fehmi Emre Güngör, Dk. 90 Serkan Balcı (Antalyaspor)




26 Ekim 2013

STSL 8. Hafta Akhisarspor | Her Şeye Yeni Baştan

Kötü bir başlangıç yaptığımız lig maratonunda yakaladığımız 3 maçlık galibiyet serisi ile biraz olsun nefes aldık. Peş peşe gelen bu galibiyetlerin ardından 8. hafta maçları sonunda 12 puanla 10. sıradayız. Puan tablosunun da gösterdiği gibi şu an için halimiz ne iyi ne de kötü... Tam ortalama bir görüntüdeyiz. Ancak şu an bizim için asıl önemli olan nokta şu: Her şeye yeniden başlama fırsatı yakaladık.

Önümüzdeki fikstür de bu yeni başlangıç için son derece uygun... 3K olarak adlandırdığımız üç maçlık bir periyoda giriyoruz. Önce Karabük deplasmanı, ardından iç sahada Kayserispor maçı ve son olarak da Konya deplasmanı... Doğrusunu konuşmak gerekirse bu 3 maçtan 7 puan benim için pek de sürpriz olmaz. Eğer bu periyodu böyle bir puan ile geçebilirsek bu periyodun hemen ardından 12. haftada kendi sahamızda oynayacağımız Fenerbahçe maçı çok farklı bir hal alır.

Ancak bunları konuşurken Akhisar maçındaki eksiklerimizi de es geçmemeliyiz. Çünkü güzel bir geleceğin hayallerini kurabilmek için geçmişin derslerine ihtiyacımız var. Bu anlamda pek çok maçtan sonra vurguladığımız gibi bu maçta da 1-0 sonrasında ortaya koyduğumuz futbol ön plana çıkıyor. 1-0'dan sonra kendi yarı sahamıza çekilmek ve 1-0 gibi bir skora bu kadar güvenmek ne kadar mantıklı?

Bu maç sonrasında Tita'nın kaçırdığı penaltı sebebiyle taraftarın kendi arasında tartıştığı konulardan birisi de penaltılardı. Takımın penaltıcısının Tita olmadığını söyleyen epey kişi vardı. Ancak "Penaltıyı kim kullanmalı?" sorusu için öne çıkan bir yanıt yoktu. Doğrusunu söylemek gerekirse bu konudaki karar bizim tribünden izleyip verebileceğimiz bir karar değil; bu kararı antrenman performansları değerlendirerek Aybaba ve ekibi karar vermeli.


---------------------------------------------------------------------

Stat: Akdeniz Üniversitesi

Hakemler: Deniz Çoban, Nihat Mızrak, Serdar Diyadin

Antalyaspor: Hakan Arıkan, Gökçek Vederson, Zeki Yıldırım, Serkan Balcı, Musa Nizam, Uğur İnceman (Dk. 72 Murat Duruer), Tita, Isaac (Dk. 64 Emrah Başsan), Lamine Diarra (Dk. 89 Milan Baros), İbrahim Dağaşan, Mehmet Sedef

Akhisar Belediyespor: Oğuz Dağlaroğlu, Serkan Yalçın, Çağdaş Atan, İbrahima Sanko, Merter Yüce, Bilal Kısa, Baye Nıasse, Ahmet Cebe (Dk. 45 Sertan Vardar), Güray Vural (Dk. 65 Mehmet Akyüz), Emrah Eren, Bruno Rosa (Dk. 45 Kenan Özer)

Gol: Dk. 22 Vederson (Antalyaspor)

Sarı Kartlar: Dk. 51 Oğuz Dağlaroğlu, Dk. 58 İbrahima Sanko (Akhisar Belediyespor), Dk. 72 Vederson (Antalyaspor)





18 Ekim 2013

Antalyaspor'da Bayramlaşma

Bayramın 3. günü bardaktan boşanırcasına yağan yağmura şiddetli esen rüzgar da eklenince Antalya fırtınaya teslim olmuş oldu. Fırtınanın yol açtığı hasara bir örnek vermek adına kulübün hemen yan tarafındaki alt yapı sahasının fırtına sonrası halini paylaşalım.


Fırtınanın etkisiyle daha evvelinde bayramlaşmak için sözleştiğimiz pek çok kişi ile görüşme planlarımız bir bir iptal oldu. Hal böyle olunca kulüpte düzenlenecek bayramlaşma töreninin de sönük geçmesinden korkuyorduk. Ancak kulübe geldiğimizde tam tersi bir görüntü bizi bekliyordu. Antalyaspor camiası için bir ilk olan bu bayramlaşma törenine katılım bir hayli yüksekti.
















 

09 Ekim 2013

STSL 7. Hafta Çaykur Rizespor (D) | Alışmadığımız Galibiyetlerden

Antalyaspor 2 haftadır alışık olmadığımız şeyleri yaşatıyor bize. Bu hafta ki süprizi de hem deplasmanda, hem de kötü oynadığı maçta galip gelmek oldu. Lige flaş bir giriş yapan Çaykur Rizespor'u yenmiş olmamız da ayrı bir olay.

Maç da zaten tam beklediğimiz gibi Rize'nin baskısı ile başladı.Özellikle ilk 15 dakika sadece Rize'nin üstünlüğü vardı. Daha sonra biz baskı kuramasak da üzerimizdeki baskıyı kırmayı başardık ve oyun orta alanda fiziğe dayalı müdaceleye döndü. Düşünmeden de edemiyordum "beraber bitirsek şu maçı ne güzel olur" diye.

Derken Uğur İnceman beklemediğim şekilde iki kişi geçti, o anda Diarra'nın Beşiktaş'a attığı ilk gol aklıma geldi o da benzer şekilde geçmişti koşup golü atmıştı. Bu sefer Uğur çok güzel geçti ancak buna karşılık daha sonra beklediğimiz beceriksizliği yapıp saçma bir pas attı ki allahtan Rize savunması Uğur'dan daha kötüydü ve top Diarra'nın önünde kalınca şık bir vuruşla 1-0 önde kapadık devreyi.

İkinci yarı başlarken farkettim ki bu takım 1-0 önde iken aşırı stres yapıyorum. Beşiktaş maçı olsun, İstanbul'daki Galatasaray maçı olsun bu durum böyle. Aslında tartışmamız gereken konu bu. Antalyaspor'un bize güven vermeyen bu oyunu. 5 sene boyunca Mehmet Özdilek bir sistem oturtamadı, şimdi hemen Samet Aybaba'dan mı bekleyecez diyebilir herkes ancak bu işin böyle gitmeyeceği aşikar. Bir an önce bu sistem oturtulmalı artık.

Dedik ya zaten stresli başlıyoruz diye bir de Diarra sakatlandı çıktı diyince iyice tırnakları yer olduk. Çünkü ikinci yarı ekstra kuvvetle saldırması beklenen Rize karşısında güçlü Diarra'nın işimize çok yarayacağı barizdi. Diarra'nın çıkıp üstüne geldiğinden beri formsuz Isaac ile güçsüz Baros girince oyuna hali ile kalemizde yoğunlaşan bir ikinci yarı izlemeye başladık. Bir de üstüne golü yiyince hepten maç döner diye düşünmeye başladım ki maçın sonuna doğru yine Baros'un önüne düşen topun gol olması ile şaşkınlık tavan yaptı. 

Antalyaspor bu sonuçla liderle puan farkını 7'ye düşürdü, düşme potası ile puan farkını 3'e çıkardı ve 9. sıraya yerleşti. Yani hiç de "ah düştük, bu sene bittik, öldük" diye yorum yapmamamız gerektiğini gösterdi. Bir başka değişle Galatasaray maçı ile başlayan Akhisar maçına kadar devam eden süreçte 0 puan beklenirken Antalyaspor'dan, Eskişehir'de yaşadığımız kazaya rağmen 7 puan çıkardık şimdiye kadar. Bu bile Antalyaspor'dan umudumuz kesmemiz gerektiğinin bir resmidir.

Öyle veya böyle Antalyaspor ligin flaş ekibine karşı, deplasmanda, kötü oynadığı maçta garip geldi. Dünya süprizlerle dolu. Hep yüzümüz gülsün böyle süprizlerle. 


---------------------------------------------------------------------


Stat: Yeni Şehir
Hakemler: Halis Özkahya, Mustafa Emre Eyisoy, Mustafa Sönmez


Çaykur Rizespor: Serkan Kırıntılı, Koray Altınay, Viera, Sezer Özmen (Dk. 90 Ozan Papaker), Ali Adnan, Kağan Söylemezgiller, Sylvestre, Sercan Kaya (Dk. 86 Hurşut Meriç), Tevfik Köse, Florin Cernat (Dk. 73 Cenk Ahmet), Kweuke


Antalyaspor: Hakan Arıkan, Koray Aslan, Emre Güngör, Mehmet Sedef, Gökçek Vederson, Serkan Balcı (Dk. 90+3 Musa Nizam), İbrahim Dağaşan, Uğur İnceman, Isaac, Tita (Dk. 67 Emrah Başsan), Diarra (Dk. 46 Baros)
 

Goller: Dk. 59 Tevfik Köse (Çaykur Rizespor), Dk. 45 Diarra, Dk. 88 Baros (Antalyaspor)
 

Sarı kartlar: Dk. 52 Sercan Kaya, Dk. 89 Kweuke (Çaykur Rizespor), Dk. 43 Tita, Dk. 64 Serkan Balcı, Dk. 69 Gökçek Vederson, Dk. 89 Mehmet Sedef, Dk 90+4 Baros (Antalyaspor)


 

03 Ekim 2013

STSL 6. Hafta Beşiktaş | Sonunda Galibiyet

2013-2014 sezonu 6. hafta maç için bundan daha iyi olacak bir başlık atılamazdı. Son 15 senedir ligde yenemediğin ve hatta diğer kulvarlar dahi tek galibiyetini geçen sene kupada aldığın bir ekibinle karışalacaksın ve bu sezon ligde hiç galibiyet almamış olacaksın. Bunun üzerine daha ne gibi bir başlık olur ki?
 
Maçtan önce de pek ümidimiz yoktu hani. Genelde olurdu aslında, bu sefer olacak diye... Ancak bu maç bir değişikti işte. Beşiktaş lige fırtına gibi başlamış. Daha sonra Galatasaray maçında saha içi depreminin yanında saha dışı unsurlarla karışmış... Antalyaspor'a bakarsak daha galibiyetimiz yok. Körfez FK'yı bile maçın sonunda attığımız gol sayesinde uzatmalara taşıdığımız karşılaşmada yenmiş.. Ne bekleyelim ki biz bu maçtan?
 
İlk11'ler belli oldu, ümitsizliğim daha da arttı. Isaac, Uğur, Hakan Arıkan sahada, buyrun cenaze namazına... Yapacak birşey yok diyerek kuruldum televizyon başına. Diğer maçlara nazaran ev de kalabalık da var tam konsantre olamıyorum maça ama ilk 10 dakika top Beşiktaş'n ayağında. Bizimkiler saçmalıyor... İçimden geçiriyorum "rezil olmasak bari..."
 
Daha sonra biraz oyun dengelendi gibi ancak hala üstün taraf Beşiktaş idi bana kalırsa. Taa ki elimizden kaçırdığımız ve buna kahrolduğum Atiba'nın şutu direkten dönene kadar. Sonrasında bizim topçular kendine geldi ve özlediğimiz, izlediğimiz Antalyaspor'u izlemeye başladık.
 
Bu arada bu maç için İnsa ile Uğur İnceman uyumu çok iyi idi. Sezon başından beri takımda yeri olmadığını düşündüğümüz Uğur'un "her sezon iki maç oynarım" maçlarından bir tanesi olmaz umarım bu maç ve sürekli bu performansta görürüz.
 
İkinci yarıya daha da istekli başladık. Daha ikinci yarının başında  Diarra karşı karşıya kafa vurmak yerine topu kontrol etseydi ikinci yarıya önde başlamış olmak işten bile olmayacaktı. 
 
Neyse ki Antalyaspor'un atakları hız kesmiyordu. Aksine alışkın olmadığımız şekilde istekli, gol için atak oynuyordu. Derken Diarra yine kişisel becerisini kullanarak ortasahadan aldığı topu götürdü gol yaptı, beklediğimiz haykırışı yaşattı bizlere.
 
Valla ben mi bir değiştim, takım o kadar mı ruhsuz bilmiyorum ama bu golden sonra "aha kabul dolu dakikalar başlıyor" diye düşündüm. Çünkü bizim alıştığımız Antalyaspor bir şekilde golü atar sonra kapanır maçın bitmesini beklerken 1-0'dan 1-2 mağlup olur. Ancak bu sefer ne oldu bilmiyorum, Antalyaspor saldırmaya devam ediyordu...
 
Beşiktaş'ın bir atağı sırasında topu önünde bulan Tita, topu öyle bir gönderdi ki Diarra'nın önüne Diarra aldı, koştu, vurdu ve 2-0 oldu. Bu dakikadan sonra öyle bir rahatladım ki. Çünkü ne Antalyaspor'un maçı bırakacak rahatlığı vardı, ne de Beşiktaş'ı maçı çevirecek hırsı.  

 
Beşiktaş'ın bir iki cılız atağına, biz daha istekli ataklarla cevap verdik ve maçın sonunda galip gelen taraf sonunda biz olduk. Gerçekten çok özlemiştik hem bu sezon için, hem de Beşiktaş'a karşı galibiyeti. 
 
Tribünlerde de gelişme vardı bu maç. Özellikle 07 Gençlik'in el emeği pankartlar tvden görebildiğim kadarı ile çok şık duruyordu. İleride umarım onlara yenileri de eklenir, bu görsellik giderek artar. 
 
Bundan sonra yapılacak şey belli. Bu galibiyetin bir şans eseri olmadığını göstermek ve bize yakışan üst sıralara doğru ilerlemek. Bunun için de önümüzde ligin flaş ekibi Rizespor var. Umarım bu başarılı performansımız orada da devam eder.

--------------------------------------------------------------------------

Stat: Akdeniz Üniversitesi 
Hakemler: İlker Meral, Muhittin Gürses, Hakan Yemişken 
 
Antalyaspor: Hakan, Koray, Emre, Mehmet Sedef, Vederson, Insa (Dk. 65 İbrahim), Uğur (Dk. 79 Murat Duruer), Isaac, Serkan, Tita, Diarra (Dk. 88 Baros)
Beşiktaş: Tolga, Serdar (Dk. 79 Necip), Sivok, Motta, Escude, Atiba, Gökhan Töre, Veli Kavlak (Dk. 57 Muhammed), Olcay (Dk. 64 Mustafa Pektemek), Fernandes, Almeida
 
Gol: Dk. 47 ve 53 Dk. Diarra (Antalyaspor)
 
Sarı kartlar: Dk. 37 Emre Güngör, Dk. 70 Mehmet Sedef , Dk. 74 Isaac (Antalyaspor), Dk. 21 Sivok, Dk. 39 Almeida, Dk. 59 Escude, Dk. 68 Fernandes, Dk. 82 Necip (Beşiktaş)
 
 
 
 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...