Foto etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Foto etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

03 Nisan 2014

Antalyaspor Ultras Sticker #2

İlk yaptırdığımız stickerlar Antalyaspor tribünlerinde takip ettiğim kadarıyla beğeniyle karşılandı. Öyle ki bize bu sticklardan edinmek isteyen çok fazla renktaşımız vardı. Ama ne yazık ki maddi durumlardan ötürü dağıtacak kadar bastıramıyoruz, e artık herkes işin farkındadır para işine de giresimiz pek yok. Biz yine kendi yağımızda kavrulmaya devam. 

Hatırlayanlar bilir keep calm posterleri yaptırmıştık. Bu posterler de baya ilgi görmüştü. Biz de bunu sticker haline getirdik geçen hafta. Yine az sayıda bastırmak zorunda kaldık, elimizden geldiğince özellikle deplasmanlarda yapıştırmaya devam edeceğiz. 


Biz bu stickları bastırdığımız gün Ersan Abiler'in stickerlarını gördüm. Kupa maçı için Eskişehir'e giderken yaptırmışlar. Onlarda da bir Keep Calm stickerı var. Antalyaspor tribünlerine yaptıkları bu stickerlar için kendi adıma teşekkür ediyorum. Bu tarz çalışmaların çoğalması adına, hem onların yapıştırdıklarını, hem de bizim yapıştıklarımızdan bir kısmının fotoğrafını paylaşıyorum. 






   










17 Mart 2014

STSL 25. Hafta Akhisarspor (D) | Bu Taraftar Daha Ne Yapsın?

Antalyaspor taraftarının kaderi bu sanırım, ben artık günden güne buna inanmaya başladım. Ne zaman işler güzel başlasa hüsranla bitiyor. Geçen hafta Rize'ye resmen rezil bir oyunla kaybetmişsin, bunun üzerine hocan istifa etmiş ve küme düşme için adı geçenlerin en başında geliyorsun. Buna rağmen 1000'e yakın taraftarın cumartesi günü deplasmanda senin yanında. Nasıl bir ruh hali var bu takımın anlamadım ki ben...

Deplasman öncesine dönelim. Özellikle Grup 1966'nın yoğun çabaları üzerine Antalyaspor taraftarının Manisa'da olacağı günler öncesinden belli olmuştu. Öyle ki, ilçelerin yanı sıra Burdur, Isparta ve İzmir'den dahi otobüsler kalkıyordu. 

Ben normal şartlarda katılmayacaktım bu deplasmana. Zira ilk yarıdaki Eskişehir deplasmanından beri kendi kendime söz veriyorum bu sene başka deplasman yok okul bitecek diye. Ama akacak kan damarda durmuyor işte, cuma gecesi kendimi Antalya'da buldum, cumartesi sabahı önden Süleyman Turhanlar, arka voltta biz yola çıktık. 

Manisa'ya en son varan bizdik sanırım. Geceden çıkanlar Akhisar'da on numara karşılanmışlar. Tüm Akhisarlı dostlara teşekkürler. Biz de Manisa merkezden geçtik stada giderken, hatta meydandan. Bir kişi bile çıkıp laf etmedi. Kaldı ki, Manisa tribünleri ile husumetimiz vardır. Bir çocuk hareket çekti, ama bizim arabalarda da boş yere salça olacak adam yoktu gerçi.

Beklediğimizden bir saat erken vardığımızdan direk stada girmedik. Benzinliğin orada kahve falan içiyorduk, Akhisarlılarla beraber. Orada bile bizi her gören hoşgeldinizi eksik etmedi. Keyfimiz yerindeydi taa ki ilk11'e dair ilk bilgiyi edinene kadar. 

Isaac, İbrahim Dağaşan kadroda Köksal ve milli takımda oldukça iyi performans gösteren Murat Duruer kesik yemiş. Uğur İnceman bile ilk 11'de, gerçi hakkını yememek lazım önceki maçlara göre fena bir performans da göstermedi tribünden takip edebildiğim kadarı ile. Hadi Murat'ı biraz olsun önceki maçlara göre anlarım da, geldiğinden beri mükemmel performans gösteren Köksal'ın yediği kesiği anlamak mümkün değil. Kaldı ki daha sonradan öğrendim Köksal kadroya dahi alınmamış. Bunun mantığı nedir Osman Hoca'nın açıklaması lazım. 

Bunlara rağmen maça fena başlamadık aslında. Baskılı gözüküyorduk, ara paslarla tehlikeli pozisyonlarla Akhisar kalesinde tehlikeli oluyordu. Hatta Isaac'in bir topu direkten bile döndü bir ara pas organizasyonunun devamında. İlk yarının sonunda takım yedek kulubesine giderken bir kısım taraftarımız protesto etse de ilk yarı itibari ile takıma protestoda bulunmak anlamsızdı. 

Ancak ikinci yarı yine ne olduysa işler sarpa sarmaya başladı. Arka arkaya 3 pas yapamayan Antalyaspor yine geri döndü. İkinci yarıya dair konuşabileceğimiz hiçbirşey yok. Bırakın koşmayı, 5 metre ötedeki topu almak için bile ayrı bir çaba sarfetmeye gücü olmayan bir Antalyaspor vardı sahada. Bunun sonucunda da 80. dakika itibariyle taraftarın da protestosu başladı. Bu protesto maç bitene kadar devam etti. Maçtan sonra futbolcular özür dilercesine tribüne geldiler, tribün onları alkışladı ancak bir daha böyle bir futbol sonunda ne olur kestirmek güç.

Tribüne gelirsek... Tribünde ilk defa deplasmanı geçtim, ilk defa maçı statta takip edecek olan arkadaşlar vardı. Özellikle üniversitelerden gelen arkadaşlardan. Ancak onlar da elinden geleni yapmaya çalıştılar, hepsine bir kez daha teşekkürler.

Böyle arkadaşlara, Akhisarlı dostlarla takas edilen atkılara rağmen tribünde kırmızı yoğunluğu göze çarpıyordu. Bu tribünlerimiz için önemli bir gelişme, umarım bu giderek artacaktır. Gerçi Antalya'daki maçlara pek gelemiyorum ama gördüğüm fotoğraflara göre de tribünde kırmızı yoğunluğu yönünde olumlu gelişmeler var zaten. 

İlk yarı özellikle güneşin etkisi ve Akhisar tribünüyle yapılan karşılıklı bestelerden dolayı pek bir varlık gösteremedik tribünde. Ancak ikinci yarı tribünün gitmesi, maçın öneminin akıllara yeni yeni dank etmesiyle tribünde özellikle 70. dakikaya kadar iyiydik diyebilirim. Ancak takımdaki ruhsuzluk tribünü de ekledi ve sonra bahsettiğim protestolar başladı zaten. Maçı da protesto ile bitirmiş olduk. 

Sonuç olarak, Antalyaspor taraftarının yine yapması gerektiğini fazlasıyla yaptığı ancak futbolcuların sanki inadına görevini yerine getiremediği bir deplasmanı geride bıraktık. 

Grup 1966'ya yoğun uğraşları için, özellikle üniversiteli arkadaşlarımızın katılımı için, cumartesi günü Antalya'dan 8 saat yolculuk yapan Antalyalılara, arkadaşlarımızı evlerinde gibi rahat ettiren Akhisarlı dostlara sonsuz teşekkürler. 



*Tribün Günlüğü, erişebildiği Akhisar Deplasmanı fotoğraflarını arşivliyor. Ulaşmak için tıklayınız.

30 Ekim 2013

Bayrağa Saygı

Antalyaspor yazıyoruz, Antalyaspor konuşuyoruz… Varyantın başına şanlı Antalyaspor bayrağının dikildiğinden bu yana belki de 20 gün oldu ama bir satır bir şey söylemedik bayrak hakkında…

Bayrak hakkında gördüğüm fotoğraflar hakkında konuşmak istemedim. O bayrağı dalgalandıran rüzgarı hissederken görüntüsünü yazmak onu anlatmak istedim. Daha 20 günlük olan bayrağa hasretim de geçen cumartesi günü sonlandı. Özgün'le buluştuktan sonra Konyaaltı Caddesi’ne çıktığım an gördüm yan yana dalgalanan Türk ve Antalyaspor bayraklarını.

Bayrağı ilk gördüğüm an verdiğim tepkiler, attığımız gol sırasında gösterdiğimiz reaksiyonlar gibiydi. Abiiii, şahaneee oğlum, bu ne güzel bir şey Allahım vb tepkiler. Ve inanın gözlerim doldu. Muhteşem bir güzellik.

Seyir terasındaki banklardan birine oturduk. Arkam dönük şekilde oturuyordum bankta ama hani bir barda arka masadaki kızı çaktırmadan kesmeye çalışırsın ya aynen o şekilde dönüp dönüp bayrağın dalgalanışını izliyordum. O orada dalgalandıkça, içimde kopan fırtınaları anlatacak kabiliyetim olsa zaten yazım edebiyatında çığır açmış olurdum.

Bayrağın orada dalgalanmasında büyük emeği geçen Kenan Abi’yle telefonda konuştuk, durun geliyorum dedi atladı bisikletine 20 dakika sonra yanımızdaydı. Bir yandan Antalyaspor’u kurtarırken sohbetlerle, bir yandan da bayrağı izlemekten alamıyordum kendimi. Kenan Abi, sen bu bayrakla ilgili güzel şeyler yazarsın şimdi dedi ama, kendisi o kadar güzel ki, seçili kelime grupları yan yana gelerek bu güzelliği anlatacak bir nizamı oluşturamaz.

100. Yıl’da inşaatı devam eden stadımız tamamlandığında bayrağın altında toplanıp oradan stada yürümeyi, Antalya’ya gelen misafirlerime gururla dalgalanan şanlı bayrağı göstermeyi, Konyaaltı Plajları’nda yüzen diğer takım taraftarlarının kıskançlıklarını düşünmeden duramadım. Ben şahsen böyle bir şeyi başka bir şehirde görsem kudururdum herhalde.

Dedim ya gidip görmesi lazım herkesin, ne mutlu ki Özgünle bize hep oturup Antalyaspor konuştuğumuz yere asıldı bayrak. Artık Antalyaspor’u konuşurken, bayrağın gölgesi altında olacağız.

Yaşa Varol Antalyaspor! 






16 Temmuz 2013

Davraz Kamp İzlenimleri 2013

Antalyaspor'u en son hangi karşılaşmada sahada gördüm onu bile hatırlamıyorum. 7 Temmuz'da en son Antalyasporlularla varyantta buluşup özlem gidermiştik ama o armayı sahada görmek lazımdı esas.

Geçen sene de Antalyaspor Davraz'da kamp yapıyorken Antalya'dan gelen OCAS sayesinde gidip yerinde izlemiştim Antalyaspor'u. Bu sene de Isparta'ya gelen Şükrü (Dido), Barış, Sarı Emre, İsmail ve Haydar'a teşekkürlerimi yineliyorum. Davraz'da bizden başka tribünün eskilerinden İsmail ve Hasan Abiler de vardı. Maçın başlamasına doğru Can Atlı yeni yönetim kurulu üyesi Aziz Çetin ile geldi Davraz'a.


Öncelikle şunu belirtmeliyim ki Isparta'da forma ile gezen 6 kişiyi gören herkesin sohbete katılması ile Antalyaspor'u takip ettiklerini anladık. Hatta iki üç kişi "Trabzonspor merkezde oynadı, Antalyaspor da oynasa izlesek." bile dediler. Hatta bize meşale bulmamız konusunda bile çok fazla yardımcı olanlar oldu. Araba ile geçerken bile bize el sallayanlardan belli Ispartalıların Antalyaspor'a yakınlığı... Antalyaspor maçlarını merkezde oynamalı, futbol okulunun bulunduğu Isparta'dan daha fazla sempatizan toplamalı.

Antalyaspor'daki en büyük değişim takımın taraftara yaklaşımı olmuş. Geçe sene de Davraz'da idik. O günkü yazıda tam bir paragrafı takım ile taraftarın kopukluğundan bahsetmiştik. Dolayısıyla hepimizin dikkatini çeken öncelikli olarak bu değişim oldu.

Zaten az sonra önceki yılların acısını çıkartırcasına fotoğrafların hepsini yükleyeceğim; ancak olanlar hakkında kısa da bir özet geçmek istiyorum. Önce Samet Aybaba'yı gördük maçtan önce. Hemen seyirttik yanına. Önceki sene Burak ile sadece ikimiz gitmiştik Özilek'in yanına, bu sene 7-8 kişi vardı Aybaba'nın yanında. Özdilek "Hadi arkadaşlar hemen gitmem lazım." demişti; Samet Aybaba hepimizin elini tek tek sıktı, hepimize hoş geldiniz diyerek fotoğraf isteğimizi kırmadı. Fotoğraf çekinirken atkıyı uzattım, "Hocam hasret kaldık atkımızı takan hocaya..." dedim, "Niye, Özdilek takmaz mıydı?" derken atkıyı boynuna atmıştı bile...


Daha sonra İbrahim Dağaşan geldi. İbrahim'in taraftarla arası zaten hep iyi olmuştur. Onunla da biraz sohbet ettik, o da geldiğimiz için çok sevinçli olduğunu ve şehrin bu seneki heyecanını takım olarak kendilerinin de hissettiklerinden bahsetti. Daha sonra hepimize iyi yolculuklar dileyip sahaya doğru yol aldı.

Bu sırada takımlar sahaya çıkmış maç başlamak üzereydi. İlk devre biz yedek ağırlıklı, Mersin İdman Yurdu ise ideal kadrosuna yakındı. İlk 20 dakika atak olan taraf onlardı. Ancak bu bizim için iyi oldu aslında. Bu sayede Lokman'ın, Onur'un, Serkan'ın performansını yakından izleme şansı bulduk. Ben üçünü de çok beğendim. Lokman'ı zaten Samsunspor'da takip ediyordum; ancak takım içindeki uyumu, topa basışı, hatta sol bekte oynamasına rağmen topu bazı bazı oyuna sokması oldukça başarılı idi. Yani deseler ki bana "Bu kampta en çok kim aklında kaldı?" diye, net olarak Lokman derim. Bakalım Ergün Teber ile forma yarışını kim kazanacak sezon başladığında. Onur Tuncer de Mersin İY'nin siyahi futbolcuları karşısında sırıtmadı. Her topa bastı, çaldığı topları olumlu kullandı, kademeleri iyi yaptı. Olumlu bir görüntü çizdi. Emrah sağ açık oynadı, Murat Duruer sol açık... Ancak ikisi de vasattı diyebilirim. Emrah güzel bir gol attı; ancak ofsayt nedeniyle verilmedi o gol de.

İkinci devre as kadroya yakın bir kadro ile çıktık sahaya bu sefer. Ancak söyleyebilirim ki as kadro neredeyse geçen seneye yakın bir performans gösterdi. Atak bir Antalyaspor vardı ikinci devrede. Aissati ile Tita çok istekli idi, iyi de işler çıkardılar. Isaac ile Diarra yine vasattı. Kalede Fornezzi vardı; ancak pek top gelmedi ona. İkinci devre sol bekten stopere geçen Lokman'ı da genelde atakta olduğumuzdan dolayı takip edemedik; ancak belli ki kornerlerde ceza sahası içerisinde olacak. Sürpriz goller izleyebiliriz kendisinden. Sonuç olarak maç Janda'nın golü ile 1-0 üstünlüğümüz ile sona erdi.

En başta da dediğim gibi bugünün en büyük özelliği bizim takımda gördüğümüz değişiklikti. Örneğin Uğur geliyor arkasında 3-5 futbolcu ile beraber. Uğur'u çağırıyoruz, Şükrü'ye önceden sözünü verdiği formayı veriyor. Fotoğraf çekinmek istiyoruz; arkadan gelen Isaac, Diarra ve diğerlerini kendisi çağırıyor "Gelin fotoğraf çekineceğiz." diye; hep beraber fotoğraf çekiniyoruz. Serkan ile sohbet ediyoruz, "Çok memnun ettiniz bizi. Bu sene hep beraber başarılı olacağız." diyor. Lokman geliyor, onu ne kadar beğendiğimizden bahsediyoruz, "Allah razı olsun." deyip o da memnuniyetini dile getiriyor. Emrah'ı çağırıyoruz, "Tabii ki..." diye koşarak gelip bizimle fotoğraf çekiniyor.

En son hocalar, genel menajerler, masörler minyatür kale maç yapıyorlardı. Onları izledik. Dostluk orada bile şahane. Onları Tita izliyordu. En son fotoğraf çekinmediğimiz o kalmıştı. Tita da maçı bırakıp yanımıza doğru gelirken fotoğraf çektirecek kimse kalmadı etrafımızda. Görevlilerden rica ettik ama gereksiz bir sertlikle fotoğraf çekmelerinin yasak olduğunu söylediler. Biz de söylendik hali ile; ancak Tita biraz sinirli bir şekilde personele bir şeyler söyledi ve böylece personel fotoğrafımızı çekti. Tita bambaşka bir adam; onu çok seviyoruz çok...

Maç yapmaya devam eden hocaların yanına tekrar gittik ve hepsine başarılar diledik. Başta Samet Aybaba ve genel menajer Servet Çavuşoğlu maçı bırakıp tribüne dönerek teşekkür ettiler ve iyi yolculuklar dilediler. Aslında bu bile yeterdi bizim mutlu olmamıza.

Bu Davraz ziyareti çok iyi oldu. Rakımın bu hali bizi çok memnun etti. Sonunda yıllardır söylediğimiz takım, taraftar bütünleşmesi olmuş gibi... Bu arada takım 7 Temmuz'da yaptıklarımızdan haberdar, herkesten bol bol selam götürdük takıma. Bütün olmuş bir Antalyaspor karşısında hiçbir güç duramaz, güzel günler yakın...





 

08 Temmuz 2013

Antalyasporlular'dan Bir Meşale de Sen Yak 2

Geçen aydan beri neredeyse saatleri saydığımız güne dün ulaştık. İlk senemizde şu an için Antalya'da yapılmış olan en iyi etkinliği gerçekleştirdik. Bugün için emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler. Özellikle fotoğrafları ve videoları ile bu günü ölümsüzleştiren herkesin eline sağlık.

* Çekilen fotoğraf ve videoların hepsi internet üzerinden ulaştığımız fotoğraflardır.
** Fotoğraflar ve videolar güncellenecektir.
*** Fotoğraf sahipleri isterlerse yorum olarak ismini bildirdiği takdirde isimlerini ekleyebiliriz.

 



Video 1:

Video 2:

Video 3:

Video 4:

Video 5:

Video 6:

Video 7:




 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...