29 Mayıs 2011

Şimşek Geliyor!

 



Çıkmış Akdeniz'den dalgalar gibi,
Geliyor, geliyor Şimşek geliyor.
Kırmızı, beyazlı bayraklar gibi, 
Geliyor, geliyor Şimşek geliyor.

Peşpeşe golleri atacak şimdi,
Zafere, zaferler katacak şimdi,
Bir şimşek misali çakacak şimdi,
Geliyor, geliyor Şimşek geliyor.

Antalya seninle gurur duyacak,
Her maçın sevinçle dolup taşacak.
Peşpeşe golleri şimdi atacak,
Geliyor, geliyor Şimşek geliyor.

Antalya, Antalya, Antalyaspor!

28 Mayıs 2011

Trabzonspor'a Destek, Antalyaspor'a Köstek..!

Trabzonspor, şampiyonluk mücadelesini sezonun son düdüğüne kadar sürdürdü. Ancak Fenerbahçe son haftayı da puan kaybetmeden geçmeyi başarınca Trabzonspor da şampiyonluğu kıl payıyla kaçırmış oldu. Trabzonsporluların kaçan şampiyonluğun faturasını kestikleri isimler arasında Fenerbahçeli olduğunu bildiğimiz Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti hükümeti de vardı. Gelen tepkiler üzerine Başbakan Erdoğan ertesi gün kameralar karşısına mavi gömlek-bordo kravatla çıkarak Trabzonsporluların gönlünü almaya çalıştı.

Yaşananları buraya kadar hemen hemen herkes biliyordur ama bir hatırlatma olsun diye tekrar ettim. Şimdi gelelim kamuoyunda pek yankı bulmayan ama işin çok daha ilginç olan kısmına...

Kaçan şampiyonluk sonrası Trabzonsporluların tepkisini Başbakan Erdoğan ve kendisine yapılan bir haksızlık olarak değerlendiren Devlet Bakanı Faruk Nafız Özak, AK Parti iktidarının ve daha önceki senelerde Recep Tayyip Erdoğan'ın Trabzonspor için yaptıklarını bir bir sıralamış.

 " Ben başkan iken, 1993-1996 yıllarında Şenol Güneş antrenörümken Başbakan Erdoğan'a gittik. O zaman belediye başkanı olan Tayyip Bey'e dedik ki biz İstanbul'da kırk dönüm bir arazi aldık. Burada ticaret yapabilir miyiz, para kazanıp Trabzonspor'a verebilir miyiz? Plan değişikliği yaptı. Migros'a aldığımız yeri verdi. Otuz yıl kiraladık. On iki milyon dolar aldık Trabzonspor için. "

 " Yine son dönemde dört sene evvel Başbakanımızın talimatıyla orada Petrol Ofisi istasyonu yaptık. On milyon dolar para aldık. "

 " Trabzonspor'u borsadan kurtardık, tefeciye düşmüştü, üç yüz milyon dolar. Sadri Bey ile beraber gittik Menkul Kıymetler Borsası'na. Trabzonspor borsaya açılırken yanlış açılmıştı. Gelirin yüzde 20'sini her yıl veriyordu. Şimdi onu kapattık. Trabzonspor kazanca geçti. "

 " Sayın Başbakanımıza, Eski TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar ve Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener ile gittik. Başbakanımız "Bu stadı (Akyazı) hemen bitirin, kırk bin kişilik stat yapın. İçine müze ve konferans salonu, kenarına Trabzonspor'a sahalar yapın." dedi. Sadri Bey de "Sayın Başbakanım yeni stat yetişene kadar biz Avni Aker'de Şampiyonlar Ligi oynayamayız. Pist salonu ve bir otopark istiyoruz." dedi ve Başbakanımız "Ne istiyorsunuz?" sorusuna Sadri Bey "6 milyon lira" dedi ve bugün bir buçuk milyonu geldi. İki ay içinde ise altı milyon lira kulübümüze, kasasına gelecek. "

Vay arkadaş vay..! Özak'ın bu açıklamalarındaki 'milyon dolar' kısımlarından önceki sayıları topluyorum da sadece burada 328 milyon dolarlık bir iktidar desteğinden söz ediliyor. Bunun dışında arazidir, petrol ofisidir vesaire de cabası...

Son 9 yıl da dahil olmak üzere yıllardır hakkı olan stadın yapılmasını bekleyen, camiamıza çağ atlatacak nitelikte olan tesisleri yerel seçimlerden sonra elinden alınan, yine aynı nedenlerle maç gelirlerine bile el koyması için kulübün kapısına icra memurlarını gönderen eski dostlara(!) şahit olan Antalyasporlular için çok fazla bir şey yazmaya gerek yok sanırım.

Tek soru soralım ve yazımızı bitirelim: Bu itiraf ile artık hesap-kitap ortada da hak-hukuk nerede?


27 Mayıs 2011

'Ferguson' Mehmet

Mehmet Özdilek'in Antalyasporumuz ile 3 yıllık sözleşme imzaladığını öğrendiğimde şöyle derin bir oh çektim.

Antalyaspor çok zor günlerden geçerken aramıza katılmıştı Mehmet Özdilek... Antalyasporumuzun o zor günlerini ve Mehmet Özdilek'in gelişini Nice 100'lere yazımızda anlatmıştık. Ne mutlu ki bugün o zor günlerden çok uzak bir noktayız.

Bugün artık Süper Lig'te belirli bir istikrarı yakalamış durumdayız. Bugün artık tüm borçlarımızı bitirmek üzereyiz. Bugün artık daha önce pek dillendirmediğimiz başarıların hayallerini kurabilmekteyiz.

Geldiğimiz bu noktada pek çok ismin emeği var elbette ama en fazla emeği olan isimlerden birisi de Mehmet Özdilek'tir. Bu yüzden bu transfer döneminde Antalyasporlular olarak beklediğimiz en önemli imza da tartışmasız Mehmet Özdilek'in atacağı imzaydı.

Futbolcu transferinde o olmaz, başkası olur diyebiliriz belki ama Mehmet Özdilek öyle değil bizim için... O artık Antalya için Antalyaspor için sadece bir teknik direktörden çok daha fazlası... O artık Antalya'nın değerlerini sahip çıkan ve bu şehrin menfaatlerini kollayan gerçek bir Antalyalı, İstanbul masallarına kapılmış pek çok Antalyalı'ya Antalyasporluluk dersi veren gerçek bir Antalyasporludur.

Futbolculuğu döneminde Beşiktaş'ta Şifo olarak anılan Mehmet Özdilek, teknik direktörlüğü döneminde de yaklaşık 3 yıldır görev yaptığı Antalyasporumuzla imzaladığı bu 3 yıllık anlaşma ile Antalyaspor'un Ferguson'u olma yolunda hızla ilerliyor. Daha önce söylemiştik Mehmet Özdilek ile "Nice 100'lere" diye, bugün de söylüyoruz. Çünkü ona güveniyor, inanıyoruz.

Mehmet Özdilek'in imzayı attıktan sonra değindiği daha büyük hedeflere ulaşmanın mücadelesini verme zamanıdır şimdi...

Birlikte nice zaferlere 'Ferguson' Mehmet..!


Yeni Blog: Kırmızının Yanına Beyaz

Bu blogu açarken blog dünyasında bir boşluğu doldurmak, Antalyasporlu blog yazarları da varmış dedirtmekti amacımız... Ve bir isteğimiz vardı: Bizim gibi karşılıksız arma aşığı insanların blog dünyasında daha fazla yer alması, Antalyaspor ile ilgili blog sayısının giderek artması...

07harfli Blog'un ilk gününden beri gerek yazıları gerek yardımları ile ama en önemlisi Antalyasporluluğu ile bizim yanımızda olan Hasan kardeşimiz blog dünyasındaki yerini aldı.

Hasan'a yazı hayatında 07harfli Blog olarak başarılar dileriz. Umarız bu blogların sayısı gün geçtikçe artar.

Her şey Antalyaspor için..!
------------------------------------------------------

------------------------------------------------------

26 Mayıs 2011

Necati Ateş ve Galatasaray'a Transfer Meselesi


Bu sezon attığı 13 golle Süper Lig'teki gol sayısını 109'a çıkaran ve Süper Lig'in 100'ler kulübüne giren Necati Ateş sadece Antalyasporumuzun değil, Türkiye'nin yıldızlarından bir tanesi... Durum böyle olunca en çok tartışılan, en çok eleştirilen isimlerden birisi de o oluveriyor ama bazı zamanlar eleştirinin dozu o kadar kaçıyor ki kendi stadında kendi taraftarından küfür bile yediği oldu Necati'nin... Kendisine sahip çıkan Antalyasporluların desteği ile devam etti top oynamaya.

Ancak böyle bir futbolcunun Antalya'da bu kadar eleştirilmesi beni şaşırtıyor. Bir kere Necati'nin Antalyaspor'a katkısı futbol dışında da çok büyük... Kendisi çok tanınan bir futbolcu olduğu için camiamız üzerinde ulusal medyanın ilgisinin daha sık olmasını sağlıyor. Yerel medyanın bile çoğu zaman ilgisiz kaldığı kulübümüz için önemlidir bu. Ayrıca iki yıldır takımın en golcü ismi... Sakatlığından dolayı performans düşüklüğü yaşadığı zamanlarda bile gol atamasa da canlı olarak dikkatli izlendiğinde en istekli, en hırslı oynayan adam o idi. Takıma yaptığı abilik de cabası...

Necati'nin adı son iki transfer döneminde de sürekli eski takımı Galatasaray ile anılıyor. Bir İstanbul takımında oynamak istediği aşikar. Necati Antalyaspor'dan ayrılacak olsa bile Antalyaspor'a gerekli kazancı sağlayıp gideceğini düşünüyorum. Çünkü o samimiyeti uyandırdı bizde. Ne Antalyalı topçular çok önemli maçlar öncesi kaçarcasına giderken İstanbul'a, Necati Antalyaspor'un da tatmin olacağı bir bedelle giderek bizi ayrıca sevindirecektir.

Antalya'da seviliyorsun Necati. Gitsen de kalsan da bu taraftar seni sevmeye her zaman devam edecek. İnşallah başarılı bir futbol dönemi seni bekliyordur.


Sezona Veda: Ankaragücü Maçı

Son dakika stada vardığımda kötü bir sürprizin beni beklediğinden habersizce biletimi aldım, deplasman tribününün girişine doğru ilerledim ki görevli polis "Bu kapıdan almıyoruz, dolanacaksınız." dedi. Bir bilete bakıyorum, 'Saatli Kale Arkası' yazıyor; bir polise bakıyorum, "Dolanacaksın." diyor. Sonrası koş babam koş... Bu sürpriz sayesinde tribüne geç giriyorum ama girer girmez de Antalyasporumuzun golü ile karşılanıyorum. Hemen Küheylan'a mesaj geçiliyor "Öne geçtik 1-0..." diye ama sonra öğreniyorum ki 2-0 olmuş meğer. Skorboarda bakmayınca da fark etmemişiz. Girizgahı bırakıp maç için bir şeyler yazmak gerekirse iki yarı ve iki farklı tablo çıkıyor karşımıza...

 
İlk yarı boyunca gökyüzünü kaplayan kara bulutların aksine sahada Antalyaspor için oldukça güzel bir görüntü vardı. Ekonomik getirisi dışında formaliteden bir maç olduğunu söyleyebileceğimiz sezonun bu son maçında Antalyasporumuz oldukça istekli bir futbol oynuyor ve 2-0 üstün olmasına rağmen ataklarımız devam ediyordu. Bu istekli futbolun bir kez daha karşılığı alınıyor ve devreye olmadan hemen önce 3. golü buluyorduk.


İlk yarı sonrasında tribündeki 50'ye yakın Antalyasporlu olarak keyfimiz yerindeydi. Ancak ikinci yarı ile birlikte tablo bir anda değişti. Gökyüzündeki kara bulutlar dağılıp günşe yüzünü gösterirken sahada da dengeler tam tersine değişiyordu. Ankaragücü bu kez olanca gücüyle bastırıyor ve 10 dakika içerisinde buldukları 2 golle de umutlanıyorlardı. 3-2 ile beraber tribünlerde de ateşlenmişti.


Hakemin son düdüğü ile tüm Antalyasporlular için gerilim sona ermiş, sezonun son maçında alınan 3 gol ve 3 puanla sezona güzel bir veda edilmiş oldu. Sezona güzel bir veda edilmiş oldu olmasına ama bir yandan da hüzünlü bir galibiyet oldu bu, çünkü adı üstünde veda... Şimdi günler Antalyaspor hasretiyle geçecek.

24 Mayıs 2011

Hayatın İçinden Antalyaspor - 2


Yağmurlu bir Antalya günü. Biz yine armanın yanında olmak için stadın yolunu tutmuşuz. Güneşi, sahilleri ile dünyanın en güzel kenti olmadı ki Antalya. Yağmur da çok yakışıyor sevgiliye.


Çok özledik Antalyasporlu esnafı. Bir takım şehir ile bütünleşemezse başarı beklenemez o takımdan. Helal olsun Sarı Elektronik. Eskise bile bayrağın hala orada dalgalanmakta. Ama o bayrak eskidikçe artmıyor mu içimizdeki Antalyaspor aşkı?


Bahsettik ya şehir Antalyaspor ile bütünleşmeli diye. Antalyaspor ürünlerini arabamızda, dükkanımızda, evimizin balkonunda kullandıkça unutulan en önemli markamız tekrar kazınacaktır beyinlere. Sonsuza kadar yaşayacaktır Antalyaspor sevgisi.


Tek kardeşimiz Kocaelimiz mabedinin ismini durakta görünce bile seni konuşuyoruz. İnşallah geri gelecek süper addedilen lige ve tekrar İsmetpaşa'da kucaklaşacak kardeşlerin hası ile.


Çok farklı yerlerde, ansızın Antalyapor çıktı karşıma ama böylesi ilk defa başıma geldi. Misafir olarak geldiğim bir evde, salonda asılı bir İstanbul bayrağı canımı sıkmıştı açıkcası. Ancak yattığım odada masada duran 1995 yılından kalma İngilizce kitabında gördüğüm bu yazı büyük süpriz olmuştu benim için. Kim yazdıysa helal olsun.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...