24 Mayıs 2011

Hayatın İçinden Antalyaspor - 2


Yağmurlu bir Antalya günü. Biz yine armanın yanında olmak için stadın yolunu tutmuşuz. Güneşi, sahilleri ile dünyanın en güzel kenti olmadı ki Antalya. Yağmur da çok yakışıyor sevgiliye.


Çok özledik Antalyasporlu esnafı. Bir takım şehir ile bütünleşemezse başarı beklenemez o takımdan. Helal olsun Sarı Elektronik. Eskise bile bayrağın hala orada dalgalanmakta. Ama o bayrak eskidikçe artmıyor mu içimizdeki Antalyaspor aşkı?


Bahsettik ya şehir Antalyaspor ile bütünleşmeli diye. Antalyaspor ürünlerini arabamızda, dükkanımızda, evimizin balkonunda kullandıkça unutulan en önemli markamız tekrar kazınacaktır beyinlere. Sonsuza kadar yaşayacaktır Antalyaspor sevgisi.


Tek kardeşimiz Kocaelimiz mabedinin ismini durakta görünce bile seni konuşuyoruz. İnşallah geri gelecek süper addedilen lige ve tekrar İsmetpaşa'da kucaklaşacak kardeşlerin hası ile.


Çok farklı yerlerde, ansızın Antalyapor çıktı karşıma ama böylesi ilk defa başıma geldi. Misafir olarak geldiğim bir evde, salonda asılı bir İstanbul bayrağı canımı sıkmıştı açıkcası. Ancak yattığım odada masada duran 1995 yılından kalma İngilizce kitabında gördüğüm bu yazı büyük süpriz olmuştu benim için. Kim yazdıysa helal olsun.


19 Mayıs 2011

Bayramlarını Kutlayamayan Şehir

Bugün 19 Mayıs... Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı...

Bu saat olmuş, daha yeni mi aklına geldi bugünün 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı olduğu diyebilirsiniz. Hayır. Aklıma yeni gelmedi. Sadece bekledim. Yıllarca 23 Nisanlarda, 19 Mayıslarda en güzel görüntülerin, en büyük coşkuların yaşandığı illerden biri olan Antalya'daki törenleri bu sene de televizyonda görebilecek miyim diye ama takip edebildiğim kadarıyla göremedim. Çünkü artık Antalya bayramlarını kutlayamayan bir şehir...

Ha yanlış anlaşılmasın. Hiç kutlanmıyor değil, kutlanıyor Antalya'da bayramlar hala. Bu 19 Mayıs'ı da geçtiğimiz 23 Nisan'da olduğu gibi Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Kızıltoprak 100. Yıl Spor Tesisleri'nde kutladı Antalyalılar...

Bilmeyenler için bu tesislerin bir fotoğrafını koyalım.
Bu da bugünden bir kare:
İşte 2 milyon nüfuslu, yılda 10 milyondan fazla turisti ağırlayan bir şehrin bayramlarını kutladığı tesisler... Bayramlarımızı bu tesislerde kutluyoruz, çünkü Atatürk Stadı'na çürük raporu verildiğinden beri Türkiye ekonomisine en fazla katkı sağlayan 5. il olmasına rağmen Antalyamızın bayramlarını kutlayabileceği, bu coşkuyu binlerce Antalyalı'nın bir arada kutlayabileceği bir stadı hala yok. 

Stat meselesi etiketi altındaki yazılarımızla Antalya'nın stat sorununun nasıl bir kördüğüme dönüştüğünü yazıp duruyoruz. Pankartlar hazırlıyor, imzalar topluyoruz ama sesimizi kimseye duyuramıyoruz. Kimisi bu işten siyasi kazanç sağlamanın, kimisi de böyle bir stadın getireceği rantın peşinde koşarken kimsenin aklına ne 'gençlik' geliyor, ne de 'spor'... E biz de gençliğin de sporun da kendi çıkarları uğruna göz ardı edildiği bu şartlar altında "Biz her şeyi gençliğe bırakacağız... Geleceğin ümidi, ışıklı çiçekleri onlardır. Bütün ümidim gençliktedir." diyen Atatürk'ü daha bir özlemle, daha bir saygıyla anıyoruz bu 19 Mayıs'ta...

Yazıyı eskilerden güzel iki tane 19 Mayıs fotoğrafıyla bitirelim. Çünkü kim bilir bir daha ne zaman böyle fotoğraf karelerini yeniden görebileceğiz.

18 Mayıs 2011

Başbakan Erdoğan'a Sorular

Antalya'nın stat işi şu an için tam bir kördüğüm... Bu kördüğümü en kolay çözebilecek isim ise 9 yıldır tek başına iktidar olan bir partinin genel başkanı ve 8 yıldır Türkiye Cumhuriyeti'nin başbakanı olan Recep Tayyip Erdoğan...

15 Mayıs'ta düzenlediği Antalya mitingi öncesinde Erdoğan'ın bu mitingte stat müjdesini vereceği yönünde duyumlar olmuştu. Ancak hiç de beklenildiği gibi olmadı. Stat müjdesi şöyle bir kenara dursun, miting alanına Antalyasporlular alınmadı. Bu yüzden “Stat yapılacak mı, yapılmayacak mı?” sorusundan önce bence yanıt aranması gereken soru: “Hangi sebeplerle Antalyasporlular miting alanına sokulmadı?”

Başbakan boynuna Antalyaspor atkısı takmıştı. İyi güzel de o atkıyı 1 gün değil 365 gün taşıyanlar neden böyle bir muameleye layık görüldü? Boynunda Antalyaspor atkısı olan birisinin bu ülkenin başbakanından isteyeceği şey bellidir: Stat... Peki, bu talebin AKP mitinginde dile gelmesi neden engellendi?

Antalya aldığı yoğun göçün etkisiyle kent bilincinin eksik olduğu şehirlerden birisi... Bu yüzden Antalyamızın pek çok değeri gibi Antalyasporumuz da bazı kişiler tarafından göz ardı edilse de gündüzü de gecesi de Antalyasporla geçen sevinci de hüznü de Antalyaspor olan binlerce Antalyasporlu var. Başbakan bu insanlardan oy istemiyor mu? Eğer istiyorsa miting alanında geri çevirdiği bu insanların kendisine oy vermesini nasıl bekliyor?

Sorular böyle böyle uzar gider ama biz miting alanına alınmayan Antalyasporlulardan stat konusuna dönelim. O konuda da sorulması gereken sorular var çünkü...

Başbakan Antalya mitinginde “Stat yapacağız.” dememişti ama Yavuz Donat'ın yazısına göre Antalya'dan Ankara'ya dönerken uçakta “Stat yapılacak.” demiş. E madem stat yapılacak bunu neden Antalya'da mitingte söylemedi de Ankara'ya giden bir uçakta söyledi? E madem stat yapılacak bunu neden Antalyalılara söylemedi de sadece Yavuz Donat'a söyledi?

Oysa Ankara'da Siteler mitinginde başbakan açık açık “Ankara'ya yakışan dev bir stad yapılacak.” dedi. Hatta tarih de verdi: “2 yıl içinde bitecek.” Ankara'da açık açık stat yapılacağını söylerken Antalya'da neden böyle bir vaat dile getirilmedi?

Açıkçası -yanıt alabilecek olsam- başbakanın bu sorulara vereceği yanıtları merak ediyorum. Çünkü başbakanın Antalya mitingi bir Antalyasporlu olarak beni tatmin etmedi. Stada ilişkin umutlarımı artırmak yerine bu umutlarımı daha da kaybetmeme neden oldu. Bu mitingten çıkarabildiğim tek sonuç şu ki Antalya'nın stat meselesinin önümüzdeki günlerde de siyasete alet edilmek isteniyor.

Murat Özgen'in de dediği gibi “Antalya'ya stat hayaldi, hayal kaldı.”

11 Mayıs 2011

Glory Glory Man United!

Rengi Kırmızı-Beyaz, kutsal forma numarası 7 nasıl olur da Antalyaspor aşığı insanlar Manchester United'a sempati beslemez. Hani derler ya herkesin gönlünde bir büyük yatar, biz de Özgün ile böyle seviyoruz işte Manchester United'ı.


Her ne kadar en karşı olduğumuz modern futbol olgusunun kralı olsa da United, saygı duyulmayı hak ediyor. 25 yıldır takımın başında olan Ferguson öyle bir sistem kurmuş ki takıma, özellikle bu sene başında hiçbir şey yapamaz gözü ile bakılan takım, FA Cup'a yarı finalde veda ediyor, Şampiyonlar Ligi'nde finalde, Premier Lig'te ise şampiyonluktan 1 puan ötede. Yani bu hafta berabere bile kalsa şampiyon olacaklar.

Şampiyonlar Ligi'nde herkesin büyük sempati beslediği Barcelona'ya karşı alıştığımız sert ve hızlı futbolunu yine bekliyorum United'tan. Ve umuyorum ki bu sefer kupa Giggs'in, Rooney'in, Van der Sar'ın ellerinde yükselecek.

As the Reds Go Marching On On On!!!

09 Mayıs 2011

TFF Neyi Bekliyor?

Kadınlar 1. Ligi'nde düşmeme mücadelesi veren Antalyaspor ile Marmara Üniversitesi 24 Nisan 2011'de İstanbul'da karşılaşmış. Karşılaşmanın 65. dakikasında Antalyaspor takım kaptanı Kübra Çalık'ın faul atışı kullanacağı sırada etrafı Marmara Üniversiteli oyuncular tarafından sarılmasıyla başlayan olaylara Marmara Üniversitesi yöneticisi Ali İhsan Ayaz ile Beykoz Belediyesi görevlileri de dahil olmuştu. Polisin olmaması sebebiyle yaşanan olayların önü kesilememiş ve karşılaşma hakem Mehmet Yıldız tarafından tatil edilmişti.

Bu olaylar sebebiyle ceza alan isimler Amatör Futbol Disiplin Kurulu (AFDK) tarafından karşılaşmadan 9 gün sonra, yani 3 Mayıs 2011 günü, açıklanmıştı. Buna göre Antalyaspor'dan Kübra Çalık 3 maç, Zeynep Göze 2 maç ceza alırken Marmara Üniversitesi'nden ise Selin Odabaş 3 maç; Zerrin Bakır, Seyhan Aycibin, Melike Korkmaz ise 2'şer maç ile cezalandırılmıştı. Bu kararlara göre ceza alan bir diğer isim ise 1 ay hak mahrumiyeti cezası alan Marmara Üniversitesi yöneticisi Ali İhsan Ayaz idi. Ancak ne hikmetse bu kadar cezanın verildiği ve bir yöneticinin de yerde yatan rakip takım futbolcusuna kural dışı harekette bulunmaktan ceza aldığı bir karşılaşma için AFDK çıkan olayların saha olayı boyutuna ulaşmadığını belirterek ceza tayinine yer olmadığına karar vermişti.

Bu maçla ilgili asıl olarak TFF'nin maç sonucu konusundaki kararı bekleniyor. Çünkü belki de bu karara göre bu iki takımdan hangisinin düşeceği netleşecek ama 2 hafta geçmesine rağmen TFF'den hala bir ses seda yok. Geçtiğimiz cumartesi oynanması gereken ama çıkan olaylar nedeniyle iptal edilen Bursaspor-Beşiktaş karşılaşması ile ilgili kararını perşembe günü açıklayacağı bilinen TFF'ye bu vesileyle bu maçı bir kez daha hatırlatalım. Bir de soralım: Bursaspor-Beşiktaş maçı ile ilgili kararını 5 gün sonra açıklayacağını duyuran TFF bu karşılaşma için 15 gündür neyi bekliyor?


08 Mayıs 2011

İstanbul'da Yalnız Değilsin Antalyasporum

İstanbul uzak memleket... Hele de genelde deplasman otobüsü olarak görülen 302'lerle normalden 3-5 saat daha uzak oluyor. Ondan dolayıdır ki Antalyaspor taraftarı olarak İstanbul'da ses getirecek bir sayı ile yer alamıyoruz. Antalyaspor'un da Antalyalı'ya ne kadar yabancı olduğunu düşününce İstanbul'da Antalyaspor sürekli yalnız kalıyordu.

Ancak şimdi işler yavaş yavaş değişmeye başladı. 2010-2011 sezonundaki Kasımpaşa maçından önce bir birlik çıktı ortaya. Antalyasporlu üniversite öğrencilerinin sanal dünyada küçük muhabbetlerle kurmaya çalıştığı İstanbul Antalyasporlular Birliği...


İki üç kişi olarak başladıkları bu yolda giderek büyüyorlar. Son olarak Antalya'dan hiç organizasyon yapılmayan İBB maçında pankartları ile tribündeki yerlerini aldılar. Televizyon başında takımı takip eden bizlere kadar seslerini duyurdular. Olimpiyat Stadı'nda Akdeniz Akşamlarını yaşattılar Antalya'da bile yalnız sayılacak kadar kişiye oynayan Antalyasporumuza.

İnşallah İstanbul'da daha fazla kişiye sesinizi duyurursunuz. İnşallah bu çabanız özellikle diğer büyük şehirlerdeki Antalyalılara örnek olur.

Helal olsun Kahpe Bizans'ın Kızıl Akrepleri...


       Not:       
İstanbul Antalyasporlular Birliği'ni Facebook üzerinden takip edebilirsiniz.


07 Mayıs 2011

Tek Kardeş Körfez

Kocaelispor taraftarı ile kardeşliğimizin nasıl başladığını az çok artık tüm Türkiye biliyor. 17 Ağustos Depremi'nin tarifsiz acıları arasında yeşeren bu kardeşlik tribün anlamında Bursa-Ankara kardeşliği ile beraber parmakla gösterilen kardeşliklerden biri...

Diyorlar ki kardeşlik mi olurmuş; bir maç kazanın, yenilin görün bakalım ortada kardeşlik mi kalıyor? İşte yaşamayan bilemez derler ya, aynen o durumdayız.

Süper Lig'te Kocaeli'de karşılaştığımız en son maça İstanbul'dan trenle gitmiştim. Gardan stadyum bölgesine geldiğimde tüm Kocaelisporlular yanıma gelip hoşgeldin demeye başladılar. Bir iki kişi ile muhabbet ederken bir bira uzatıldı içmeye başladım. Karnımın acıktığını öğrenenler köfte ekmek yaptırıp geldiler. Daha sonra bir bilet geldi. Deplasman tribününde olsam daha iyi olcağını anlatırken "Yok kardeş deplasman tribünü bileti zaten." dediler, biletimi de verdiler.

Muhabbet devam ederken yanımda para olmadığını, nerede bankamatik bulabileceğimi sordum. "Yok kardeş bulamayız ama biz aramızda toplayalım." dediler. Bu insanları hayatım boyunca ilk defa görüyordum. Yemek, bira ısmarlıyorlar; biletimi veriyorlardı; üstüne param yok diyince para topluyorlardı aralarında ve bunu sadece Antalyasporlu olduğum için yapıyorlardı.

Daha sonra kabul edemeyeceğimi söyleyince helalleşip tribünlerimize giderken bir markete girdim. Antalya'da bazen 10 liranın altında olduğu zaman kart çekmeyen bakkallara inat market sahibi "Oğlum yol gideceksiniz tabii ki." diyerek kartımdan çektiği parayı kendi kasasından verdi. Üstüne aldığım sudan para almadı, onu da helal etti.

Tabii ki kardeşlik tribünde oluyor ama sahada puan kaybettiğimiz zaman ağızlarından salya saçarak kardeşliğe saldıranlar bunları düşünmeli. Gerçekten o kadar saçma puanlar kaybediyoruz ki Kocaelispor'a puan kaybettiğimiz zaman kardeşliğimize saldırmaları çok anlamsız geliyor ne yazık ki.

Son olarak bugünlerde Ads ve Ankaragücü ile özellikle internet aleminde gelişen güzel muhabbetlerimiz var. İki büyük camia ile geçmişimiz çok eski. Hatta Kocaeli'den de eski zamanlardan... Ads, Ankaragücü, Buca gibi camialar sorunumuzun olmadığı, karşılıklı sevgi saygının olduğu camialardır. Ancak Kocaeli şehrinin, insanının, takımının hepimizde yeri ayrıdır. Kocaeli şehrindeki her birey Antalya kardeşliğini, Antalya'daki de Kocaeli kardeşliğini bilir. Ondan dolayı biz kendimizi tek şehir gibi düşünürüz.

Dakika 41 beyler, açın atkıları... Kocaeli kardeş Kocaeli şık şık!


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...