28 Temmuz 2013

Camiayı Karıştırma Planı Aynen Devam

Geçen ayın sonunda Ne Değiştir Haberci Duymuş? başlıklı bir yazı yazmıştık. Aslında nelerin değiştiğini hepimiz çok iyi biliyorduk ama bir de biz soralım istedik. Malum şahıs; Antalyaspor kulübünü, taraftarını karıştırdığı yetmezmiş gibi bir de şimdi futbolculara el attı. Lokman Gör yanlış bir kararla gönderildi. Bununla ilgili de söyleyeceklerimiz olacak elbette, ancak bugüne Ergün Teber'in sitem tweetleri damga vurdu.

Lokman'la ilgili tweetleri attığı gün bilgisayar başında idim ben de. Tweetlerinde özetle anlatmak istediği Lokman'ın Ankaraspor'da mutlu olmasının isteği ve kimsenin yerinin garanti olmadığıydı. Hatta yazdığı bu dünyada her şeyin geçici olduğu, tek gerçeğin herkesin bir gün ölecek olduğuydu. Ancak malum şahsın içinde nasıl bir ortalığı karıştırma isteği var ise bunu Ergün Teber'in gidecek olması şeklinde yorumlamış. Yorumunu kendi içine sakladığı yetmezmiş gibi üstüne bir de bunu haber(!) yapmış. Neyse ki bizim 2 senedir söylediklerimizi Ergün Teber de görmüş ve bu konu ile ilgili açıklamasını yaptı.

Ey Murat Duymuş unutma bir fırtına çıkarsa bu fırtınanın kimi önüne katacağı belli olmaz. Kaos herkesi yer yutar.





 

27 Temmuz 2013

Gerçek Kombine Coşkusu

Geçen sene kombine zamanı yaşanan sıkıntılar malumunuz... Tribünler arasında oluşturulan uçurum fiyat farkı ile yapılmak istenen belli idi. Eski yönetim istediğini başarmış olsa da kaybeden Antalyasporumuz olmuştu. İnatlaşma yüzünden tribüncü dediğimiz büyük çoğunluk kombine alamamıştı.

Bu kombine inatlaşması öyle boyutlara varmıştı ki Antalyaspor taraftarı gazetelere bile ilan vermişti. İşte bu restleşmeyi Antalyaspor yönetimi basınını kullanarak "Mükemmel satışlar", "Kombine rekorları" gibi içi boş haberlerle kombine satışlarının iyi gittiğini duyurmaya çalışarak görüyordu. Biz zaten satılmadığını biliyorduk, ancak onlar bilmiyordu. Kaldı ki ilk hafta oynanan karşılaşmada ortaya çıkan durum her şeyi apaçık gösteriyordu.

Neyse ki yönetim değişti ve kombine fiyatları makul fiyatlara indirildi de Antalyasporlular kombinelere gereken ilgiyi gösterdi. Öyle ki ilk gün çoğu kişi yaşanan yoğunluktan dolayı "Maraton kombinesi bulamayacağız bu gidişle." korkusu bile yaşar oldu. Bildiğiniz üzere kombinede indirimli satış zamanı 4 Ağustos Pazar günü bitiyor. Şu anda satışlarda 1000 rakamı geçildi ve bunun tamamına yakını Maraton tribününden... Ayrıca belirtmekte fayda var. Bugüne kadar satılan tüm kombineler bireysel alınan kombinelerdi. Yani daha sponsor firmalar kombine almadılar. Bizim Antalya'daki arkadaş grubumuz da 3'erli 5'erli giderek aldı kombinelerini En son Serhat Abi gitti aldı kombinesini...

Siz de geç kalmadan kombinelerinizi alın. Bu sene çok güzel geçecek çok...





 

26 Temmuz 2013

TRANSFER | Atiba Hutchinson

Dün akşam sözü edilen iki yıldızdan ilki açıklandı. PSV'nin orta sahasından tanıdığımız Atiba Hutchinson...

Kanada milli takımında da görev alan ve bugüne kadar 59 maçta 5 gol kaydeden Hutchinson, orta sahanın göbeğinde ve sağında görev alabiliyor. Her transfer edilen futbolcu gibi "Sakatlık problemi var." yaftaları çıksa da en son sakatlık sıkıntısını 2012'nin ocak ayında yaşamış. Geçen sene de PSV'de ligde ve UEFA Avrupa Ligi'nde neredeyse maçların tamamında görev almış.

Şu an için adamın ismi sıkıntı gibi. Şu ana kadar Tita dışında yabancı isimlerle hep telafuz konusunda sıkıntı yaşayan Antalyasporlular bakalım bu ismi nasıl telaffuz edecek. Biz iyisi mi kolayına kaçıp Atiba diyelim. Atiba takımımıza hayırlı olsun.






 

25 Temmuz 2013

TRANSFER | Anton Ferdinand

Dün akşam Antalyasporlular farklı bir heyecan yaşadı. Twitter'da oldukça aktif olan Antalyaspor Başkanı Gültekin Gencer'den transfer haberlerini almaya yavaş yavaş alışıyorduk ki dün gece saat 12 gibi başkan yeni transferi bir saat içinde açıklayacağını yazdı ve biz de genelde İstanbul tribünlerinde görmeye alıştığımız şekilde transfer nöbetine yattık. İşin açığı oldukça da eğlenceli idi; ciddi ciddi fikir yürütenleri, işi geyiğe vuranları, Antalyaspor'un neler yaptırttığına şaşıranları falan ne ararsanız vardı.


Sonuçta biraz rötarlı da olsa başkan Anton Ferdinand transferini açıkladı. Futbola West Ham United'da başlayan Anton'un kariyerinde Sunderland ve QPR bulunuyor. Ancak çoğunluğumuzun onu geçtiğimiz sezon Bursaspor'dan tanıdığı gerçeğini değiştirmiyor bu. Bursaspor'da geçen sene kiralık oynayan Anton bu sene QPR'de idi.

Transferden sonra ilk iş istatistiklerine bakmak yerine Bursasporlulara danışmak oldu. Tüm yorumlar oldukça olumlu... Hepsi oynadığı kısa sürede defanstaki değişikliği hissettiklerini söyledi. Genel kanı olarak ağır olduğunu düşünseler de yer tutuşu çok iyi olduğundan pek top geçirmiyormuş. İşin aslı bu yorumlar beni heyecanlandırdı.

Rio Ferdinand'ın da kardeşi olan Anton Ferdinand umarım Antalyaspor'umuz kanayan yarası olan savunma hattını toparlar. Antalyamıza hayırlı olsun.

21 Temmuz 2013

STSL 2013-2014 Sezonu Fikstürü

Spor Toto Süper Lig'de 2013-2014 sezonu fikstürü 17 Temmuz günü çekildi. Sezona iç sahada oynayacağımız Kayseri Erciyes maçıyla başlayacağız, sezonun ilk deplasmanında ise Gaziantep'e gidiyoruz.

Bu iki maçın ardından fikstürümüz zorlu dört maç ile devam ediyor. Aslında bu maçları ilk haftalarda oynamamız bizim için bir fırsat... Takımların yeni sezona henüz tam olarak ısınamadıkları bu haftalarda biz ne yapıp edip bir adım öne çıkmaya çalışmalıyız. Çünkü bu haftaların sonrasında nazaran daha rahat bir fikstür var ve ilk 6 haftada yakalayacağımız tempo bu haftaların da kaderini büyük ölçüde belirleyecektir. Bu anlamda hedeflerimiz açısından ilk 6 haftanın kritik olduğunu söyleyebiliriz.

Elbette şimdilik "zorlu maç" varsayımlarını takımların isimlerine bakarak yapıyoruz. Hangi takımların bu sezon zorlu birer rakip olacağını ancak sezonun başlamasıyla birlikte görebileceğiz. Dolayısıyla bu yazıda yazdıklarımız belki de sezon başlayınca havada kalabilir ama sadece tek bir şeyin havada kalmamasını umuyoruz. O da tüm camiamız adına güzel bir sezon olması dileğimiz...





 

16 Temmuz 2013

2013-2014 Sezonu Kombine ve Maç Başı Bilet Fiyatları

Yönetim 2013-2014 sezonu için kombine ve maç başı bilet fiyatlarını bugün açıkladı. Bu açıklamaya göre kombine satışına 22 Temmuz günü başlanacak. Kombine fiyatlarının belirlenmesinde ise taraftarın talepleri dikkate alınmışa benziyor. Bilindiği üzere Antalyaspor tribünlerinde taraftar potansiyeli açısından kritik olan tribünler kale arkası ve maraton tribünüdür. Bu iki tribün için de belirlenen fiyatlar makul görünüyor.


Kale arkası için aslında geçen sene belirlenen fiyat da normal sayılabilir bir seviyedeydi ama bu sene bu fiyatın biraz daha altına inilmesi bu tribünde yerini almayı düşünen genç kardeşlerimiz için olumlu bir adım olmuş. Taraftara dönük atılan asıl adım ise maraton tribünü için olmuş. Geçen sene Akıncıoğlu yönetiminin bu tribün için belirlediği yüksek fiyat Antalyaspor taraftarını isyan ettirmiş, yönetim ve taraftarın arasındaki gerilimi bir hayli artmasına sebep olmuştu. Bu sene Gencer yönetimi ise geçen seneki fiyatın neredeyse yarısına denk gelen bir fiyat belirleyerek taraftara dönük en önemli adımlardan birini atmış oldu.

Geçen seneki tartışmalar sırasında yazdığımız Antalyaspor Yönetimine Kombine Soruları başlıklı yazımızda 425 TL'nin üzerindeki her bedelin yanlış olacağını söylemiştik. Dolayısıyla 07harflli Blog olarak kendi adımıza konuşursak açıklanan kombine fiyatları bizi memnun etti. Açıklanan kombine fiyatlarının sadece bizi değil Antalyaspor taraftarının büyük çoğunluğunu memnun ettiğini söyleyebiliriz. Kısacası kombine konusunda yönetim yapması gerekeni yaptı, artık iş taraftara düşüyor.


Bugün açıklanan fiyatlarda eleştirilecek bir şey varsa o da maç başı bilet fiyatlarıdır. Kombine fiyatlarının makul seviyelere çekildiği bir ortamda maç başı fiyatlarda herhangi bir değişiklik yapılmamış. Oysa kombine fiyatları doğrultusunda maç başı fiyatlarında da belli bir düzenlenme yapılması gerekirdi. Kaldı ki Akıncıoğlu yönetimi bile sezon içerisinde bu fiyatlara ayar çekmek zorunda kalmıştı.

Son olarak bir de uyarıda bulunalım. Kapalı tribün kombineleri genellikle üst gelir tabakasına yönelik fiyatlandırılıp bu sayede Antalyaspor'a gelir sağlamak için değerlendirildiği için kapalı tribün kombine fiyatları hakkında çok fazla yorum yapmıyoruz. Ancak bu tribün sırf gelir sağlasın diye Antalyaspor ile alakası olmayan insanlara satılmamalı, camiamıza yakışmayacak görüntülerin ortaya çıkması engellenmelidir. Bunun için alınabiliyorsa satış sırasında -örneğin sözleşmeye eklenen bir madde ile- önlem alınmalı veya İstanbul takımları ile yapacağımız maçlar esnasında müdahale ederek gerekli yaptırım uygulanmalı. Çünkü hiçbir gelir, Antalyaspor'un menfaatlerinden üstün değildir. Yönetimin bu konuda da üzerine düşeni yapacağına inanıyoruz.




 

Davraz Kamp İzlenimleri 2013

Antalyaspor'u en son hangi karşılaşmada sahada gördüm onu bile hatırlamıyorum. 7 Temmuz'da en son Antalyasporlularla varyantta buluşup özlem gidermiştik ama o armayı sahada görmek lazımdı esas.

Geçen sene de Antalyaspor Davraz'da kamp yapıyorken Antalya'dan gelen OCAS sayesinde gidip yerinde izlemiştim Antalyaspor'u. Bu sene de Isparta'ya gelen Şükrü (Dido), Barış, Sarı Emre, İsmail ve Haydar'a teşekkürlerimi yineliyorum. Davraz'da bizden başka tribünün eskilerinden İsmail ve Hasan Abiler de vardı. Maçın başlamasına doğru Can Atlı yeni yönetim kurulu üyesi Aziz Çetin ile geldi Davraz'a.


Öncelikle şunu belirtmeliyim ki Isparta'da forma ile gezen 6 kişiyi gören herkesin sohbete katılması ile Antalyaspor'u takip ettiklerini anladık. Hatta iki üç kişi "Trabzonspor merkezde oynadı, Antalyaspor da oynasa izlesek." bile dediler. Hatta bize meşale bulmamız konusunda bile çok fazla yardımcı olanlar oldu. Araba ile geçerken bile bize el sallayanlardan belli Ispartalıların Antalyaspor'a yakınlığı... Antalyaspor maçlarını merkezde oynamalı, futbol okulunun bulunduğu Isparta'dan daha fazla sempatizan toplamalı.

Antalyaspor'daki en büyük değişim takımın taraftara yaklaşımı olmuş. Geçe sene de Davraz'da idik. O günkü yazıda tam bir paragrafı takım ile taraftarın kopukluğundan bahsetmiştik. Dolayısıyla hepimizin dikkatini çeken öncelikli olarak bu değişim oldu.

Zaten az sonra önceki yılların acısını çıkartırcasına fotoğrafların hepsini yükleyeceğim; ancak olanlar hakkında kısa da bir özet geçmek istiyorum. Önce Samet Aybaba'yı gördük maçtan önce. Hemen seyirttik yanına. Önceki sene Burak ile sadece ikimiz gitmiştik Özilek'in yanına, bu sene 7-8 kişi vardı Aybaba'nın yanında. Özdilek "Hadi arkadaşlar hemen gitmem lazım." demişti; Samet Aybaba hepimizin elini tek tek sıktı, hepimize hoş geldiniz diyerek fotoğraf isteğimizi kırmadı. Fotoğraf çekinirken atkıyı uzattım, "Hocam hasret kaldık atkımızı takan hocaya..." dedim, "Niye, Özdilek takmaz mıydı?" derken atkıyı boynuna atmıştı bile...


Daha sonra İbrahim Dağaşan geldi. İbrahim'in taraftarla arası zaten hep iyi olmuştur. Onunla da biraz sohbet ettik, o da geldiğimiz için çok sevinçli olduğunu ve şehrin bu seneki heyecanını takım olarak kendilerinin de hissettiklerinden bahsetti. Daha sonra hepimize iyi yolculuklar dileyip sahaya doğru yol aldı.

Bu sırada takımlar sahaya çıkmış maç başlamak üzereydi. İlk devre biz yedek ağırlıklı, Mersin İdman Yurdu ise ideal kadrosuna yakındı. İlk 20 dakika atak olan taraf onlardı. Ancak bu bizim için iyi oldu aslında. Bu sayede Lokman'ın, Onur'un, Serkan'ın performansını yakından izleme şansı bulduk. Ben üçünü de çok beğendim. Lokman'ı zaten Samsunspor'da takip ediyordum; ancak takım içindeki uyumu, topa basışı, hatta sol bekte oynamasına rağmen topu bazı bazı oyuna sokması oldukça başarılı idi. Yani deseler ki bana "Bu kampta en çok kim aklında kaldı?" diye, net olarak Lokman derim. Bakalım Ergün Teber ile forma yarışını kim kazanacak sezon başladığında. Onur Tuncer de Mersin İY'nin siyahi futbolcuları karşısında sırıtmadı. Her topa bastı, çaldığı topları olumlu kullandı, kademeleri iyi yaptı. Olumlu bir görüntü çizdi. Emrah sağ açık oynadı, Murat Duruer sol açık... Ancak ikisi de vasattı diyebilirim. Emrah güzel bir gol attı; ancak ofsayt nedeniyle verilmedi o gol de.

İkinci devre as kadroya yakın bir kadro ile çıktık sahaya bu sefer. Ancak söyleyebilirim ki as kadro neredeyse geçen seneye yakın bir performans gösterdi. Atak bir Antalyaspor vardı ikinci devrede. Aissati ile Tita çok istekli idi, iyi de işler çıkardılar. Isaac ile Diarra yine vasattı. Kalede Fornezzi vardı; ancak pek top gelmedi ona. İkinci devre sol bekten stopere geçen Lokman'ı da genelde atakta olduğumuzdan dolayı takip edemedik; ancak belli ki kornerlerde ceza sahası içerisinde olacak. Sürpriz goller izleyebiliriz kendisinden. Sonuç olarak maç Janda'nın golü ile 1-0 üstünlüğümüz ile sona erdi.

En başta da dediğim gibi bugünün en büyük özelliği bizim takımda gördüğümüz değişiklikti. Örneğin Uğur geliyor arkasında 3-5 futbolcu ile beraber. Uğur'u çağırıyoruz, Şükrü'ye önceden sözünü verdiği formayı veriyor. Fotoğraf çekinmek istiyoruz; arkadan gelen Isaac, Diarra ve diğerlerini kendisi çağırıyor "Gelin fotoğraf çekineceğiz." diye; hep beraber fotoğraf çekiniyoruz. Serkan ile sohbet ediyoruz, "Çok memnun ettiniz bizi. Bu sene hep beraber başarılı olacağız." diyor. Lokman geliyor, onu ne kadar beğendiğimizden bahsediyoruz, "Allah razı olsun." deyip o da memnuniyetini dile getiriyor. Emrah'ı çağırıyoruz, "Tabii ki..." diye koşarak gelip bizimle fotoğraf çekiniyor.

En son hocalar, genel menajerler, masörler minyatür kale maç yapıyorlardı. Onları izledik. Dostluk orada bile şahane. Onları Tita izliyordu. En son fotoğraf çekinmediğimiz o kalmıştı. Tita da maçı bırakıp yanımıza doğru gelirken fotoğraf çektirecek kimse kalmadı etrafımızda. Görevlilerden rica ettik ama gereksiz bir sertlikle fotoğraf çekmelerinin yasak olduğunu söylediler. Biz de söylendik hali ile; ancak Tita biraz sinirli bir şekilde personele bir şeyler söyledi ve böylece personel fotoğrafımızı çekti. Tita bambaşka bir adam; onu çok seviyoruz çok...

Maç yapmaya devam eden hocaların yanına tekrar gittik ve hepsine başarılar diledik. Başta Samet Aybaba ve genel menajer Servet Çavuşoğlu maçı bırakıp tribüne dönerek teşekkür ettiler ve iyi yolculuklar dilediler. Aslında bu bile yeterdi bizim mutlu olmamıza.

Bu Davraz ziyareti çok iyi oldu. Rakımın bu hali bizi çok memnun etti. Sonunda yıllardır söylediğimiz takım, taraftar bütünleşmesi olmuş gibi... Bu arada takım 7 Temmuz'da yaptıklarımızdan haberdar, herkesten bol bol selam götürdük takıma. Bütün olmuş bir Antalyaspor karşısında hiçbir güç duramaz, güzel günler yakın...





 

15 Temmuz 2013

Cenk Akyol Yalnız Değildir

Gezi Parkı için başlayan direniş devamında tam anlamıyla bir temel hak ve özgürlükler mücadelesine dönüştü. Bu mücadelede çok can aramızdan ayrıldı, çok can yaralandı. Oysa sadece sokağın sesine kulak vererek tek bir cana bile zarar gelmeden bu iş çözümlenebilirdi. Ancak iktidarın kibri buna engel oldu.

İnsanları sokağa çıkmaya iten nedenlerden birisi de zaten iktidarın bu kibriydi. Bu kibir kendi gibi olmayanı sadece ötekileştirmiyor, aynı zamanda da kendine benzetmek için türlü dayatmaları da her geçen gün hayatımıza sokuyordu. Muhalif her sesi kendi deyimi ile "bertaraf" etmek için amansızca saldırıyordu. İnsanlar sokaklarda bu kibre karşı direnirken iktidarın bu direnişten hiçbir ders çıkaramadığı son günlerde gündeme gelen bir olay ile bir kez daha kanıtlanmış oldu. Bu olay direnişi haber yapmayan NTV'ye konuşmayı reddeden Cenk Akyol'un milli takıma alınmamasıydı.


Bazı yorumlarda Cenk Akyol olayını reklam olarak yorumlayanlar oluyor ama biraz düşünelim. 19 yaşından beri milli takım forması giyen, bu sezonu şampiyon tamamlayan takımın kadrosunda yer alan bir oyuncunun reklama ihtiyacı var mıdır? Kaldı ki reklama ihtiyacı var diyorsanız bile bunu iktidar ve yandaşlarından yana tavır alarak mı yapmak daha kolay, yoksa kendisine sevgilerinden başka verebileceği çok fazla bir şeyi olmayan halktan yana tavır alarak yapmak mı? Bu sorumuzun yanıtını verirken Gezi direnişçilere hakaret eden Rıza Kayaalp'in yükselişi(!) de bizden size bir hatırlatma olsun.

Cenk Akyol yaptığı açıklama ile olayı zaten tüm açıklığıyla ifade etmiş. Dolayısıyla sözü daha fazla uzatmadan biz de kendisini bu cesur duruşu sebebiyle alkışlıyor, onun yanında olduğumuzu ifade ediyor ve Cenk Akyol'un konuya ilişkin yaptığı açıklamayı daha fazla insana ulaşması için sizlerle paylaşıyoruz.


KAMUOYUNA AÇIKLAMA

Son bir haftadır kamuoyunun gözleri önünde yaşanan sürecin içerisinde olmak benim için yeteri kadar üzüntü vericiydi. Keşke bu olayların hiçbiri yaşanmamış olsaydı... Ama madem yaşandı tüm gerçekleri bir de benim cephemden öğrenmenizde fayda var.

19 yaşımdan bu yana Türkiye Basketbol Milli Takımı'nın formasını büyük bir gururla taşıdım. Bu formayı taşıyan her sporcu gibi ben de milli takımımızın bir sporcusu olmayı diğer her türlü değerin üzerinde tuttum, tutuyorum. Nitekim bu yılın mayıs ayında Akdeniz Oyunları öncesi açıklanan 33 kişilik milli takım kadrosuna yeniden seçilmiş olmaktan da onur duydum. Ama şampiyon olup uzun bir final serisi oynayınca Galatasaray ve Banvit takımlarında oynayan diğer milli oyuncular gibi ben de nihai kadroda yer alamadım.

Bu arada Galatasaray Spor Kulübü'nün 23 yıl aradan sonra şampiyonluğu kazandığı final serisinin son maçında bildiğiniz olay yaşandı. Tüm Türkiye'nin üzüntüyle takip ettiği Gezi Parkı olayları sırasında sessiz kalan bir televizyon kanalına kendi özgür irademle konuşmama hakkımı kullandım. Konuşmak kadar bazen konuşmamak da demokratik bir tepkidir, saygısızlık değildir.

Ve son olarak milli takım kadrosuna alınmamam konusuna gelirsek... Kadro açıklanmadan bir hafta önce teknik ekipten Ertuğrul Erdoğan ile yüz yüze, Nihat İziç'le de telefonda konuşmam oldu. Benim kesinlikle kadroda olduğumu hatta bu sezon oynadığım basketbolun Avrupa Şampiyonası boyunca da sürmesi gerektiğini söylediler.

Kadro bir hafta sonra açıklandı. Yoktum. Nihat İziç'e telefonla ulaştım. "Ne oldu da kadroda yokum?" diye sordum. Bana sadece "Devlet" dedi. Ardından da "Senin kadroda olmayacağını öğrenince Tanjeviç de rahatladı." cümlesini kurdu.

Ama ben bir sporcu olarak "Devlet" seçeneğine inanmıyorum, inanmak istemiyorum. Çünkü düşüncemiz ne olursa olsun hepimiz aynı bayrak adına mücadele ediyoruz. Nitekim Sayın Bakan Suat Kılıç da attığı tweet ile benim düşüncemi doğruladı. Devlet milli takım seçimlerine karışmazdı. Nihat İziç'in "devlet" derken neyi kastettiğini kendinin izah etmesini bekliyorum.

Benim açımdan milli takım kadrolarının seçimi sportif ve teknik gerekçelerle milli takım teknik ekibince yapılır. Ben de kararlarına saygı duyarım. Ancak spor hayatımın en verimli döneminde kadroya niçin alınmadığımı bir yandan siyasi faktörlere, diğer yandan dedikodu düzeyindeki "İstediğimi yapmadı." biçimindeki izahlara dayandıran bir Milli takım teknik kadrosuna saygı duymam mümkün değildir. Benim Türk milli takımının formasına onlardan çok daha fazla değer verdiğimin bilinmesini isterim.

Değerlendirmeyi tüm spor kamuoyunun en iyi şekilde yapacağına eminim.

Saygılarımla

Cenk Akyol





 

13 Temmuz 2013

Tarih Yazan Antalyalı Ali Gürbüz

7 Temmuz'da meşale yakmak için evden çıkarken hepimizin gözü televizyonda 652. Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde idi. Bir Antalyalı'nın belki de en gururla izlediği müsabakaların başında gelir bu güreşler...

Normalde heyecanla izlediğimiz final güreşlerinin bu sene bir başka önemi vardı. Başpehlivanımız Ali Gürbüz'ün yine başpehlivan olması durumunda altın kemeri sonsuza kadar Antalya'ya kazandıracaktı.

Son müsabakayı izlemeden çıkmak zorunda kaldık. Ancak beklenenin aksine yarı finalde Recep Kara'yı eleyen bir diğer Antalyalı İsmail Balaban oldu Ali Gürbüz'ün finaldeki rakibi... Bu eşleşme sonucunda gücüne güç kattığı her halinden belli olan Ali Gürbüz'ün galibiyet şansı yükelmişti. Sonunda beklenen oldu ve Ali Gürbüz kazandı. Altın kemer böylece ebediyen Antalya'ya gelmiş oldu.

Bu arada 652. Kırkpınar'ın ağası da verdiği 807 bin liralık teklifle Antalyalı Süleyman Mecek'in olduğunu da not düşmüş olalım. Kısacası ağasıyla, son 4'teki 3 pehlivanıyla, ebedi altın kemeriyle ve tribünleri neredeyse tamamıyla ele geçiren Antalyalısıyla günün sonunda meydana yine Antalya damga vurmuş oldu.

Antalyaspor tribünlerinden Ersan Abi ile Can Abi'ye de ayrıca teşekkür etmek gerek orada Antalyaspor bayrağını dalgalandırdıkları için...


652. Kırkpınar Yağlı Güreşleri bir sözü daha kanıtlamış oldu tekrar: Gerçek erkekleri, Antalyalı analar doğurur...




 

12 Temmuz 2013

TRANSFER | Milan Baros

Önceki transferleri henüz yazamadık ama buna bir şeyler karalamak farz oldu. Antalyaspor Milan Baros transferi ile en kariyerli futbolcusunu getirmiş oldu. Bilindiği gibi Şampiyonlar Ligi şampiyonu olan Liverpool'un kadrosunda bulunuyordu Baros...

Antalyaspor Baros ile 1 senelik anlaşmış. İlk açıklamalar doğru ise maç başı ücret alacak. Yani fotoğrafta göründüğü gibi tosunluğunu sürdürürse para kazanması zor olacak. Dolayısıyla kendisine bakması lazım. Ancak hiçbir şey Baros gibi bir transferi şu an için gölgeleyemez. Çünkü Baros'u saha içinde de Galatasaray'da oynadığı zamanlardan daha iyi biliyoruz, adamlığı da üst düzeyde karakteri olan bir futbolcu...


Subjektif bir durumdan da bahsetmek istiyorum. Dün biraz işin ucunu kaçırarak 14 saat uyumuşum. Yani akşam 18:00 gibi uyudum, bu sabah 8'de uyandım. O uzun uykuda gördüğüm rüyalardan bir tanesi Liverpool ile yeni statta yaptığımız Şampiyonlar Ligi maçı idi. Maraton tribünde oturuyordum, elimde dev bir Antalyaspor bayrağı vardı. Kırmızı bir bayrak ortasında Antalyaspor arması... Neyse normal maçlarda da adetim olduğu gibi kale arkalarına bakıyordum gruplar kaç kişi diye, kimse yok gruplardan. Daha sonra iki grubun da Maraton tribününde olduğunu görüyordum. Şimdi ne alakası var diyeceksiniz de akşam rüyanda Liverpool ile ŞL'de maç yaptığını gör, grupların birleştiğini gör, sabahında Liverpool'la ŞL şampiyonluğu yaşamış bir adamın transfer haberini al. Çok mu tesadüf?




 

08 Temmuz 2013

Antalyasporlular'dan Bir Meşale de Sen Yak 2

Geçen aydan beri neredeyse saatleri saydığımız güne dün ulaştık. İlk senemizde şu an için Antalya'da yapılmış olan en iyi etkinliği gerçekleştirdik. Bugün için emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler. Özellikle fotoğrafları ve videoları ile bu günü ölümsüzleştiren herkesin eline sağlık.

* Çekilen fotoğraf ve videoların hepsi internet üzerinden ulaştığımız fotoğraflardır.
** Fotoğraflar ve videolar güncellenecektir.
*** Fotoğraf sahipleri isterlerse yorum olarak ismini bildirdiği takdirde isimlerini ekleyebiliriz.

 



Video 1:

Video 2:

Video 3:

Video 4:

Video 5:

Video 6:

Video 7:




 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...